DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çekin müvekkiline verildiğini, çek bedelinin ödenmemesi üzerine söz konusu çeki ilamsız takibe konu ettiklerini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının çekteki imzayı inkar etmediğini, bu durumda borcunu ödediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, zira müvekkilinin 21/11/2014 tarihinde itiraz ettiğini, davanın ise 15/01/2016'da bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3765 Esas KARAR NO : 2020/141 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/04/2017 NUMARASI : 2017/2 2017/434 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çekin müvekkiline verildiğini, çek bedelinin ödenmemesi üzerine söz konusu çeki ilamsız takibe konu ettiklerini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının çekteki imzayı inkar etmediğini, bu durumda borcunu ödediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, zira müvekkilinin 21/11/2014 tarihinde itiraz ettiğini, davanın ise 15/01/2016'da bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkili ile davacının arasında tanışıklık bulunmadığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacının nereden ve ne şekilde bulunduğu belli olmayan bir çekle müvekkilini borçlandırmaya çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; takibe konu çekin keşide tarihinin 25/10/2008 olduğu, takibin ise 13/09/2014 'de başlatıldığı, çekin zamanaşımına uğradığı, bu haliyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davacının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan çeke dayalı alacağını tanık dahil her türlü yasal delille ispatlayabileceği, ancak herhangi bir delil sunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; davalının imzayı ikrar ettiğini, ayrıca çekin kayıp ya da çalıntı olduğuna dair bir beyanı bulunmadığını, çekin süresinde ibraz edildiğini, davalının çek bedelini ödediğini ispatlaması gerektiğini, ayrıca davalının çekin zamanaşımına uğradığı yolunda bir itirazının bulunmadığını, sadece itirazıp iptali davası yönünden zamanaşımı itirazında bulunduğunu, sebepsiz zenginleşme yoluyla açıkça zamanaşımı itirazı olmadığını, mahkemenin kararıyla davalının sebepsiz zenginleştiğini, Yargıtay kararlarına göre hamil ile keşideci arasında sebepsiz zenginleşmede temel ilişkinin aranmadığını, söz konusu çekin İİK'nun 68/1 maddesinde öngörülen belgelerden olduğunu bildirmiştir. Davacı tarafından 27/10/2014 tarihinde İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında "10.000,00 TL bedelli asıl alacak" dayanak gösterilmek suretiyle toplam 20.146,81 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Takip dosyası fotokopisinin içinde yer alan çekin ise 25/10/2008 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, keşidecisinin davalı, lehtarın ise davacı olduğu, ç...