DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında yapılan mal alışverişi neticesinde müvekkilinin davalıdan alacağı oluştuğunu, bu alacağın kur farkına ilişkin bulunduğunu, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı alınacağı yönünde herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin ödemeyle ilgili temerrüdünün söz konusu olmadığını, dolayısıyla kur farkından da söz edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3587 Esas KARAR NO: 2020/134 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/03/2017 NUMARASI: 2015/1125 2017/278 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında yapılan mal alışverişi neticesinde müvekkilinin davalıdan alacağı oluştuğunu, bu alacağın kur farkına ilişkin bulunduğunu, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı alınacağı yönünde herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin ödemeyle ilgili temerrüdünün söz konusu olmadığını, dolayısıyla kur farkından da söz edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; uyuşmazlığın kur farkı alacağından kaynaklandığı, kur farkı alacağının istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme ya da teamül bulunması gerektiğini, faturalara konulan kayıtlarla kur farkı istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporunun müvekkilinin lehine olduğunu, ikinci raporun hukuka aykırı olup mahkemenin bu raporu esas aldığını, mahkemece taraflar arasında sözleşme olmadığı belirtilmiş ise de, dava dilekçesi ekinde sundukları sipariş formunun her iki firma tarafından kaşelenip imzalandığını, mahkemenin bu belgeyi sözleşme olarak değerlendirmemesinin anlaşılamadığını, bu sözleşmede ödeme şekli "+120 gün döviz çeki veya kur farklı TL çeki" yazıldığını ve faturaların da karşılığının TL çeki olarak ödendiği sabit olması nedeniyle mahkemenin gerekçesinin doğru olmadığını, davalının ödeme amacıyla verdiği çek suretlerinin dosyaya sunulmuş olup çeklerin keşide tarihlerinde ibrazı ile birlikte bankada tahsil edildiği gündeki (fiili ödeme günündeki) döviz kuru dikkate alarak hesaplama yapıldığını ve borçludan talep edildiğini, ilk bilirkişi raporunun bu hususları dikkate aldığını ve müvekkilinin alacaklı olduğu yönünde hesaplama yaptığını, kaldı ki kur farkı faturasının davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafından da kabul edildiğini, yine alacağın belirtildiği ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini, mahkemenin bu hususlara hiç değinmediğini bildirmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine 10/07/2015 tarihinde Bursa ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 5.915,12 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura gösterildiği, davalının it...