İlk derece mahkemesince verilen davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında olan ticari ilişki kapsamında alacak borç durumu oluştuğunu,bu borcun tespiti ile ilgili bir protokol yapıldığını, protokolde aralarındaki alacak borç nedeniyle kalan bakiye borç belirlendiğini, bundan sonrada bir süre ticari ilişkinin devam ettiği, protokolde belirlenen miktar ve sonrasında belirlenen alım satım dikkate alındığında müvekkili tarafından fazla ödeme söz konusu olduğunu, fazla ödenen miktar olan şimdilik 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davacının dava konusu ettiği alacak ile ilgili daha önce açmış olduğu davanın dava şartı yokluğundan reddedildiğini, yerleşik yargıtay içtihat kararlarına göre bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1687 KARAR NO: 2020/252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2019 NUMARASI: 2017/1100 Esas- 2019/463 Karar DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2020 İlk derece mahkemesince verilen davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında olan ticari ilişki kapsamında alacak borç durumu oluştuğunu,bu borcun tespiti ile ilgili bir protokol yapıldığını, protokolde aralarındaki alacak borç nedeniyle kalan bakiye borç belirlendiğini, bundan sonrada bir süre ticari ilişkinin devam ettiği, protokolde belirlenen miktar ve sonrasında belirlenen alım satım dikkate alındığında müvekkili tarafından fazla ödeme söz konusu olduğunu, fazla ödenen miktar olan şimdilik 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davacının dava konusu ettiği alacak ile ilgili daha önce açmış olduğu davanın dava şartı yokluğundan reddedildiğini, yerleşik yargıtay içtihat kararlarına göre bu davanın kesin hüküm oluşturğunu, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin sulh sözleşmesi olmadığını, o tarihte davacı adına sözleşme yaptığı belirtilen ...'ın bu şekilde sözleşme yapma yetkisi de bulunmadığını, ayrıca mahkemece protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi davacı protokol gereğince edimlerini ifa etmediğinden müvekkilinin de protokolle bağlı kalması mümkün olmadığını beyanla açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, davacı vekilinin fazla ödeme yaptıkları iddiasında bulunmasına rağmen fazla ödemenin hangi senet ya da borca ilişkin olarak, hangi tarihte yapıldığının ve miktarının yine açıklığa kavuşturulmadığı, yargılama faaliyetinin taraflar arasındaki tüm ticari ilişki geçmişi incelenerek yapılan fazla ödeme olup olmadığının tespiti noktasında ilerlemesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın dava dilekçesini ara kararda belirtildiği şekilde açıklamadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; alacak taleplerini somut ve gerekçeli olarak delillerle birlikte izah ettiğini, bu kapsamda yapılan fazla ödemelerin taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi kapsamında yapıldığının açık olmasına rağmen mahkemenin hangi borç için ödendiğinin belli olmadığını ifade etmesinin düşündürücü olduğunu, yapılan ödemelerin senet ve çek ödemesi olduğunun açıkça belirtildiğini ve bu senet ve çeklerin dökümünü liste halinde mahkemeye sunmalarına rağmen mahkemece bunun da yeterli görmediğini, listede senet ve çeklerin düzenleme tarihleri, adetleri ve bedellerinin açıkça belirtildiğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkilinin davalıya olan borcu arasındaki farkın 179.487,34- TL olduğ...