İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenmiş Acentelik Sözleşmesinin 40 md. İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında 27/02/2010 tarihinde acentelik sözleşmesi, acentelik sözleşmesi ek protokolü, Cari hesap sözleşmesi niteliğinde ki ek protokol ve alt kira sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin İmes irtibat bürosu (şubesi) acente olarak devredildiğini ve işletmesinin kendisine bırakıldığını, İmes acentesinde yapılan denetimlerde kasa sayımında tespit edilen toplam 31.568,38 TL tutarındaki miktarın müvekkili adına tahsil edildiği halde tahsil edilmemiş gibi gösterildiğini, acentenin bu miktarı şahsi ihtiyaçlarında kullandığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1649 Esas KARAR NO : 2020/242 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2018 DOSYA NUMARASI : 2015/570 Esas - 2018/416 Karar DAVA : İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 20/02/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenmiş Acentelik Sözleşmesinin 40 md. İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında 27/02/2010 tarihinde acentelik sözleşmesi, acentelik sözleşmesi ek protokolü, Cari hesap sözleşmesi niteliğinde ki ek protokol ve alt kira sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin İmes irtibat bürosu (şubesi) acente olarak devredildiğini ve işletmesinin kendisine bırakıldığını, İmes acentesinde yapılan denetimlerde kasa sayımında tespit edilen toplam 31.568,38 TL tutarındaki miktarın müvekkili adına tahsil edildiği halde tahsil edilmemiş gibi gösterildiğini, acentenin bu miktarı şahsi ihtiyaçlarında kullandığını, yapılan tutanakların tümünde davalının kendi beyanı ve imzasının bulunduğunu, davalının kasa açığı için bir adet borç senedi tanzim ederek davacı yana teslim ettiğini, davalının kasa açıklarının büyümesi üzerine acentenin şubeyi terkettiğini, tüm gider kalemleri toplamı üzerinden söz konusu senetin icraya konulduğunu, senedin vadesinde ödenmediğini ve senedin İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/363 sayılı dosyası ile iptal edildiğini tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının yapmış bulunduğu itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devamı ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine; davacı şirketten olan alacaklarının faiz ile birlikte tespitine, %40 dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece Mahkemesi 18/04/2018 tarih ve 2015/570 Esas - 2018/416 Karar sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak;Her nekadar davalı taraf icra dosyasına itiraz ile borçlu olmadığını iddia etmiş; Mahkememize hitaben verdiği cevap dilekçesi ile özetle davacı tarafın kötü niyetli hareketleri gerek kendilerini gerekse diğer acenteleri mağdur ettiklerini, acenteyi 23/12/2011 Tarihinde devir ettiğini, kendisi hazır bulunmaksızın yapılan hukuka aykırı denetimleri kabul etmediğini, yapılan tutanaklara itirazı üzerine bir kısmının iptal edildiğini, davacı tarafından ödenecek payın eksik hesaplandığını, acente devrinde devir edilen matbu evrak ve poşetlerin değerl...