DAVA: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/09/2020 Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01/05/2012 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1. maddesinde belirtildiği üzere müvekkilinin ... satışları Marmara bölge distribütörü olarak atandığını, sözleşmede belirlenen tüm satış kotalarına ortaya konulan üstün çabayla ulaşıldığını, ancak davalının müvekkiline yönelik ihmali, baskı ve zorlamaları nedeniyle sözleşmenin 07.03.2016 tarihinde feshedilmek zorunda kalındığını, müvekkili tarafından davadan önce davalıya gönderilen 12.10.2016 tarihli ihtarname nedeniyle TTK.nın 122/4. maddesinde düzenlenen hakdüşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2365 KARAR NO: 2020/728 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/02/2018 NUMARASI: 2017/926 Esas - 2018/102 Karar DAVA: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/09/2020 Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01/05/2012 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1. maddesinde belirtildiği üzere müvekkilinin ... satışları Marmara bölge distribütörü olarak atandığını, sözleşmede belirlenen tüm satış kotalarına ortaya konulan üstün çabayla ulaşıldığını, ancak davalının müvekkiline yönelik ihmali, baskı ve zorlamaları nedeniyle sözleşmenin 07.03.2016 tarihinde feshedilmek zorunda kalındığını, müvekkili tarafından davadan önce davalıya gönderilen 12.10.2016 tarihli ihtarname nedeniyle TTK.nın 122/4. maddesinde düzenlenen hakdüşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, 200-euro karşılığı 840-TL yatırım bedeli, 200-euro karşılığı 840-TL müvekkili tarafından oluşturulan fakat yararlanılamayan işlerin bedeli, 300-euro karşılığı 1.260- TL 2016 yılı kar kaybı, 100-euro karşılığı 420- TL manevi tazminat, 100-euro karşılığı 420-TL portföy tazminatı ve 100-euro karşılığı 420- TL stok bedeli olmak üzere toplam 1.000-euro karşılığı 4.200-TL tazminatın sözleşme ilişkisinin sona erdiği 07/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nun 122/4. maddesi gereğince denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça 07/03/2016 tarihinde feshedildiği, dolayısıyla davanın 1 yıllık hakdüşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; hakdüşürücü sürenin müvekkili tarafından gönderilmiş olan ihtarname ile korunduğunu, dava dilekçelerinde izah etmiş oldukları hususların mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK.nın 102 ve devamı maddelerinde düzenlenen acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme (portföy) tazminatı ile sözleşmenin feshi nedeniyle davalıya yöneltilen kar kaybı ,stok zararı vs diğer alacak ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğrad...