İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye binaen davalının cari hesap alacakları talebiyle müvekkili aleyhine eski Kadıköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/622 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2018 tarih, 2016/17725 Esas 2018/2299 Karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada vade farkına yönelik ek rapor alınarak müvekkili tarafından fazladan ödenen meblağın tespiti...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/193 Esas KARAR NO: 2021/224 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2020 NUMARASI: 2020/628 Esas 2020/487 Karar DAVA: Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/02/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye binaen davalının cari hesap alacakları talebiyle müvekkili aleyhine eski Kadıköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/622 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2018 tarih, 2016/17725 Esas 2018/2299 Karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada vade farkına yönelik ek rapor alınarak müvekkili tarafından fazladan ödenen meblağın tespiti amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmeyerek davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, vade farkı faturasının davalı şirkete iade edilmesine rağmen davalının vade farkı faturasını da icra takibi yoluyla tahsil ettiğini ve sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında takibe konu bedeli ödemek zorunda kaldığını belirterek, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2018 tarih, 2016/17725 Esas 2018/2299 Karar sayılı bozma ilamındaki gerekçeler göz önüne alınarak vade farkı faturasına dayalı olarak müvekkilinden haksız tazmin edilen 7.182,00-TL'nin günümüz şartlarına uyarlanaraksebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı şirketten tahsili ile müvekkili lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/09/2020 tarih 2020/628 Esas 2020/487 Karar sayılı kararında; "Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine itirazın iptali davası açılmış ise de, 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20.maddesinde açıklandığı üzere, ".....ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce Arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" ve aynı kanunun 23.maddesinin 2.fıkrasında "...arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" denildiğinden davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada arabulucuya başvurma dava şartı gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerektiği..."gerekçes...