DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi olduğunu, cari hesap ekstresi tahsil edilmeyince Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas no.lu dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı davalı şirket vekilinin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, takibe konu alacağın cari hesap alacağı ve faturalardan kaynaklanmakta olup, hem alacaklı şirket kayıtlarında hem de davalı borçlu şirket kayıtlarında tamamının mevcut olduğunu, genel alacak zamanaşımı olan on yıllık sürenin geçmediğini, taraflar arasında ticari ilişki sebebiyle fatura alacaklarının işlediği cari hesaba göre icra...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/278 Esas KARAR NO: 2021/140 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2017 NUMARASI: 2016/1000 E., 2017/559 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi olduğunu, cari hesap ekstresi tahsil edilmeyince Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas no.lu dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı davalı şirket vekilinin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, takibe konu alacağın cari hesap alacağı ve faturalardan kaynaklanmakta olup, hem alacaklı şirket kayıtlarında hem de davalı borçlu şirket kayıtlarında tamamının mevcut olduğunu, genel alacak zamanaşımı olan on yıllık sürenin geçmediğini, taraflar arasında ticari ilişki sebebiyle fatura alacaklarının işlediği cari hesaba göre icra takibi yapıldığını, davalı tarafın haksız ve yersiz itirazı ile takibin durduğunu, cari hesabın taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterdiğini, ticari ilişki tarafların ticari defter ve kayıtları ile zaten sabit olduğunu, davalı taraf ile davacı taraf arasında bir çok faturaya kaynaklanan işlem olması ve yapılan ödemelerinde faturaların tamamını yansıtmaması nedeni ile taraflar arasında kalan son borç durumunun gösterildiği cari hesabın icraya esas alındığını, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile alacağın haklılığının ortaya çıkacağını, borçlu tarafından yapılan itirazda herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi itirazın da yerinde olmadığını belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve borçlu hakkında %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince; Davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutmadığı, usulüne uygun tutulmayan defterlerin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, defterlerin ancak aleyhe delil teşkil edeceği, her ne kadar davacı defterlerinde alacak görülmekte ise de, defterler usulüne uygun olmadığından lehe delil olarak dikkate alınamayacağı, davacı tarafça alacak iddiasının başkaca yazılı delil ile de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanınreddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı defterlerinin usûlüne uygun tutulduğunu, davalının defter ve kayıtlarını sunmadığını, davaya da cevap vermediğini, bilirkişi tarafından davacı alacağı hesaplanmış olmasına rağmen mahkemece alacağa hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında cari hesap dolayısıyla ticari ilişki bulunduğunu, davacının alacağının ispatlandığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesin...