Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/980 · K. 2020/729
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/980 K. 2020/729

E. 2020/980K. 2020/7299 Temmuz 2020
ihtiyati tedbirgeçici hukuki korumaanonim şirketortaklık payıtedbir kararıyasal süreiptal davasıkâr payı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU: Şirketin Haklı Nedenlerle Feshi- Tedbir Taraflar arasında görülen dava içinde talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette % 10 oranında pay sahibi olduğunu, hakim ortağın davacı üzerinde tahakküm kurduğunu, şirketin kötü yönetildiğini, şüpheli birtakım mali işlemler bulunduğunu, müvekkilinin şirketten ayrılma talebinin sürüncemede bırakılarak paylarının yok pahasına alınmaya çalışıldığını, müvekkilinin bilgi edinme haklarının da kullandırılmadığını, müvekkiline kar payı verilmediği gibi müvekkilinin haksız şekilde şirkete borçlu olduğunun ileri sürüldüğünü belirterek, davalı şirketin TTK'nın 531....

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/980 KARAR NO : 2020/729 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12.02.2020 tarihli ara karar NUMARASI : 2020/16 DAVANIN KONUSU: Şirketin Haklı Nedenlerle Feshi- Tedbir Taraflar arasında görülen dava içinde talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette % 10 oranında pay sahibi olduğunu, hakim ortağın davacı üzerinde tahakküm kurduğunu, şirketin kötü yönetildiğini, şüpheli birtakım mali işlemler bulunduğunu, müvekkilinin şirketten ayrılma talebinin sürüncemede bırakılarak paylarının yok pahasına alınmaya çalışıldığını, müvekkilinin bilgi edinme haklarının da kullandırılmadığını, müvekkiline kar payı verilmediği gibi müvekkilinin haksız şekilde şirkete borçlu olduğunun ileri sürüldüğünü belirterek, davalı şirketin TTK'nın 531. maddesi uyarınca haklı nedenlerle feshine, fesih talebinin yerinde görülmemesi halinde davacı paylarının gerçek değeri ödenerek hisselerinin şirketçe devralınmasına karar verilmesini, davalı şirkete yargılama süresince görev yapmak ve şirketin iş ve işleyişini denetleyerek ve düzenli olarak raporlamak üzere tedbiren denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde yer verdiği mali veri ve hesaplamaların somut gerçeklikten uzak ve farazi olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli, 2019/388 E. ve 2019/756 K. sayılı ilamı ile davacıya beş yıllık bilançolara ilişkin bilgi ve belgelerin tevdi edilmesine karar verildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin son beş yıllık bilançoları ve gelir tablolarının davacının elinde olduğunu, davacının kendi özgür iradesiyle imza attığı protokollerdeki yükümlülüklerinden kurtulabilmek amacıyla soyut ve ispatı mümkün olmayan iddialar ileri sürdüğünü,TTK'nın 531. maddesi kapsamında haklı sebeple fesih için gereken şartlar oluşmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki uyuşmazlıkların davacının kendi kusurları sonucu meydana geldiğini, şirket yönetim kurulu toplantılarının tertip edileceği zamanlarda davacıya usulüne uygun olarak gerekli bilgilendirmeler yapıldığını, ancak davacı tarafından bu toplantılara iştirak edilmediğini, davacının, haksızlığa uğradığını iddia ettiği genel kurul kararları aleyhine iptal davası dahi açmamış olup huzurdaki davayı kötü niyetli olarak açtığını, davacı tarafından salt Şirketi davalar ile boğmak ve davaları bir baskı aracı olarak kullanarak hisse devrine ilişkin pazarlık sürecinde haksız şekilde hisselerinin değerini yükseltmek olduğunu, mahkeme tarafından belirlenecek bedel karşılığında davacının ortaklıktan...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/980 · K. 2020/729

9 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

E. 2020/985 · K. 2020/1121

2 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2020/980 · K. 2020/895

6 Mayıs 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2020/980 · K. 2020/895

6 Mayıs 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/980 · K. 2020/761

9 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/784 · K. 2020/405

13 Nisan 2020