Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul- kısmen reddine ilişkin verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, müteaddit defalar davalıdan taşıt kredisi kullandığını, krediyi kullanırken kendisinden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı ya da başka adlar altında hukuka aykırı şekilde kesintiler yapıldığını ya da masraf alındığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir örneğinin verilmediği gibi, önceden hazırlanmış matbu sözleşme olması dolayısıyla kendisine sözleşmenin içeriğine müdahale hakkı da verilmediğini ve sözleşmenin müzakere edilmediğini, kaldı ki sözleşmelerdeki aleyhe hükümlerin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2175 KARAR NO: 2020/968 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi NUMARASI: 2017/323 Esas - 2018/365 Karar TARİH: 19/07/2018 DAVA: İstirdat Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul- kısmen reddine ilişkin verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, müteaddit defalar davalıdan taşıt kredisi kullandığını, krediyi kullanırken kendisinden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı ya da başka adlar altında hukuka aykırı şekilde kesintiler yapıldığını ya da masraf alındığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir örneğinin verilmediği gibi, önceden hazırlanmış matbu sözleşme olması dolayısıyla kendisine sözleşmenin içeriğine müdahale hakkı da verilmediğini ve sözleşmenin müzakere edilmediğini, kaldı ki sözleşmelerdeki aleyhe hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, sözleşmeler taraflar arasında akdedilirken, sözleşme hürriyeti ilkesine bağlı olarak taraflar arasında dengesizliğe yol açacak veya taraf aleyhine olacak bir maddenin hukuken bağlayıcılığının olmadığını, genel işlem koşullarının Borçlar Kanununda tanımlandığını, buna göre, genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olduğunu (BK m. 20/1). 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna (TKHK) eklenen "Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar" başlıklı altıncı madde ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik" ile sınırlı ölçüde kendisine yer bulduktan sonra, şimdi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ile daha yaygın olarak uygulanma olanağına kavuşmuş olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilden alınmış bulunan, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı olmak kaydıyla şimdilik 1.000.TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkile iadesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sürecinde davacı vekilince ıslah ile 6.640,02 TL nin tahsili talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüketici olmadığını, davacının yapmış olduğu işlemin de, tüketici işlemi olmadığını, taraflar arasında kredi çerçeve sözleşmesi imzalanmış olmakla; bahse konu uyuşmazlığın çözümlenmesinde de tüketici mevzuatı değil genel hükümlere gidilmesi gerektiğini, müvekkili banka tarafından tahsil edilen tüm rakamların davacıdan tahsil edileceğinin sözleşme öncesi bilgi formunda, kredi çerçeve sözleşmesinde ve bankacılık hizm...