Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı bankadan kredi kullandığını ve bu kredi kullanımı sırasında davalı bankaca 6.930,00-TL kesinti yapıldığını, davalı bankaca yapılan bu kesintinin haksız olarak usul ve yasalara aykırı şekilde yapıldığını, bu nedenlerle kullanmış olduğu kredinen yapılan kesintilerin tarafına iadesine karar verilmisini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya müvekkili bankaca tüketici kredisi değil ticari kredi kullandırıldığını, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, kullanılan kredi ticari olduğunu belirterek,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/136 KARAR NO: 2020/990 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2016/576 Esas - 2018/76 Karar TARİHİ : 13/02/2018 DAVA : Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı bankadan kredi kullandığını ve bu kredi kullanımı sırasında davalı bankaca 6.930,00-TL kesinti yapıldığını, davalı bankaca yapılan bu kesintinin haksız olarak usul ve yasalara aykırı şekilde yapıldığını, bu nedenlerle kullanmış olduğu kredinen yapılan kesintilerin tarafına iadesine karar verilmisini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya müvekkili bankaca tüketici kredisi değil ticari kredi kullandırıldığını, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, kullanılan kredi ticari olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi 13/012/2018 tarihli, 2016/576 Esas - 2018/76 Karar sayılı kararında, "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Davacının kullandığı kredi sözleşmesinin tarihinin 2006 yılına ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıdan somut olaya uygulanması gerekli yasanın 6098 Sayılı TBK hükümleri olmayıp, 818 Sayılı BK hükümleri olduğu sabittir. Olaya uygulanması gerekli 818 Sayılı BK hükümlerinde genel işlem koşulu kurumunun düzenlenmediği, tarafların tacir olup sözleşme serbestliği kuralı dahilinde yaptıkları anlaşmaların geçerli olduğu, bu nedenle ortada genel işlem koşuluna aykırı bir durumun bulunmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara davacı vekili tarafından tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin dava konusu masraf kesintisinin 2006 yılında gerçekleştiğini dolayısıyla kanunun zaman bakımından uygulanması açısından 818 sayılı Kanunun uygulanması gerektiğini, bu kanununda da genel işlem koşulu kurumunun olmadığından davanın reddine şeklinde karar verildiğini, oysa ki Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18/12/2014 tarih ve 2014/13539 Esas, 2014/16751 Karar sayılı ilamından da belirttiği gibi "6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesi, Türk Borçlar Kanununun zaman bakımından uygulanmasında genel kural olarak, geçmişe etkili olmama kriterini benimsemekle birlikte, anılan yasanın 2. maddesinde ise bu kuralın istisnalarına yer vererek, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kurallarının, g...