DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunu, davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, faturaların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, taraflar arasında cari hesabın oluşmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, alacağın likit olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanılan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalı tarafın defter...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/6432 Esas KARAR NO: 2020/1955 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/07/2017 NUMARASI: 2016/45 2017/668 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunu, davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, faturaların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, taraflar arasında cari hesabın oluşmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, alacağın likit olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanılan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalı tarafın defter sunmadığını, takibe konu faturanın irsaliyesi imzasız ise de, fatura tarihinden sonra davacının davalıya ... kargo ile koli gönderdiğini, kolinin davalı adına ...'a teslim edildiğini, davalı tarafından kolinin teslimi ve koli içeriğinin faturaya konu mallar olmadığı ve teslim alanın imzasına yönelik açıkça itiraz edilmediği hususları birlikte dikkate alındığında, faturadaki malların davalıya teslim edildiği yönünde vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 5.914,29 TL asıl alacak üzerinden devamına ve davalının % 20 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; alacak tutarı üzerinden mutabakata varılmadığını, borç bakiyesinin belirlenmediğini, mahkemenin imzasız irsaliyeye rağmen ve içeriği tartışmalı kargo gönderisine rağmen ve yetkisiz biri tarafından teslim alınmasına rağmen kısmen kabul kararı verildiğini, davacının fatura teslimini kanıtlaması gerektiğini, davadaki temel itirazlarının mutabakat bulunmadığı yolunda olduğunu, ancak mahkemenin bunu değerlendirmediğini, faturanın tebliğ edildiğine dair delil sunulmadığını, kargo irsaliyesinin de iddiayı ispatlamaya yeterli olmadığını, alacağın likit olmadığını, ayrıca müvekkilinin kötü niyetli olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine 5914,29 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 6.404,28 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, dayanak olarak 1 adet E-Faturadan kaynaklı alacak gösterildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Takibin dayanağı yapılan e-faturanın 10/12/2014 tarihli 5.914,29 TL bedelli olduğu, içeriğindeki malın 16 adet olup, kodlarla belirtildiği görülmüştür. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; davalının...