Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili bileşim ve saflık konularında teknik test ve analiz faaliyeti ile iştigal etmekte olup, 2011-2014 yıllarında davalı şirkete analiz ve test hizmeti verdiğini, ancak davalının bakiye 24.898,00 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2275 KARAR NO : 2021/1116 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2018 NUMARASI: 2016/593 Esas, 2018/222 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 07/06/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili bileşim ve saflık konularında teknik test ve analiz faaliyeti ile iştigal etmekte olup, 2011-2014 yıllarında davalı şirkete analiz ve test hizmeti verdiğini, ancak davalının bakiye 24.898,00 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacı tarafça yapıldığı ileri sürülen analizlerin yapılıp davalıya gönderildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, yalnızca faturaların bulunduğu, davada talep edilen alacak miktarı dikkate alındığında alacağın kesin delil ile ispatı gerektiği, davacı taraf davalı tarafın ticari defterlerine açıkça delil olarak dayanmamış olduğundan 31/05/2017 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile davalıya çıkarılan davetiyenin bir hükmünün olmayacağı, davacı tarafın ise 2011 yılı envanter defterini sunmaması nedeniyle HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defterlerin lehine delil kudretine haiz görülmediği, davacının analiz işlemini yapıp yapmadığının kesin bir delil ile ispat edilemediği, davalının kısmi ödemeleri mevcut ise de takibe konu cari hesap için düzenlenen birden fazla faturanın bulunması, bu faturaların yapılan iş kadar ödenmiş olduğu sonucu çıkartılarak talep edilen bedel yönünden işin yapıldığının ispata muhtaç kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin 2011-2014 yıllarında davalıya test ve analiz hizmeti verdiğini, müvekkilinin her iki tarafın ticari defterlerine delil olarak dayandığını, kaldı ki mahkemenin resen dahi defterlerin incelenmesine karar verebileceğini, davalının ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmadığını, bilirkişi incelemesi sonucu müvekkilinin alacak talebinde haklı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda alacaklı olduğunun tespit edildiğini, sadece 2011 yılı envanter defterinin sunulmamış olmasının sonuca etkili olmadığını belirterek, yerel mahkeme k...