DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 24/06/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/01/2013 tarihinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün müvekkiline çarpması sebebiyle davacıda daimi iş gücü kaybı meydana geldiğini, davalının yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu bu nedenle bakiye daimi iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline dava öncesi başvuruda bulunulduğunu ve müvekkilinin davacıya 16/07/2013 tarihinde 130.448,00 TL ödendiğini ibraname düzenlendiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2019/1199 KARAR NO: 2021/1232 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/04/2017 NUMARASI: 2014/1312 Esas - 2017/484 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 24/06/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/01/2013 tarihinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün müvekkiline çarpması sebebiyle davacıda daimi iş gücü kaybı meydana geldiğini, davalının yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu bu nedenle bakiye daimi iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline dava öncesi başvuruda bulunulduğunu ve müvekkilinin davacıya 16/07/2013 tarihinde 130.448,00 TL ödendiğini ibraname düzenlendiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişiden davacının kaza dolayısı ile zararının ne olduğu ve yapılan ödemenin bu zararı karşılayıp karşılamadığı yönünde görüş bildirmesi istenilse de bilirkişi tarafından müvekkilinin kaza dolayısı ile oluşan, kaza tarihindeki zararı hesaplanmış ve yapılan ödemenin yetersiz olmasına karşın arada fahiş bir fark bulunmadığından bahisle güncel zarar hesabı yapılmadığını, aradaki farkın fahiş olup olmaması bilirkişinin değil mahkemenin değerlendireceği bir husus olduğunu, bilirkişinin güncel zarar hesabı yapmamasının isabetli olmadığını, bu sebeple mahkemenin talebine aykırı olarak eksik bir şekilde düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak mahkeme tarafından hüküm tesisi hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında yer alan fahiş fark kriteri esas alınsa dahi, buna ilişkin olarak somut bir ölçüt bulunmadığından dolayı davacının sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, hükmün istinaf incelemesi ile bozularak haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 13/01/2013 günü plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında, davacının ATK raporuna göre %42 oranında malü...