Taraflar arasında görülen şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; İstanbul 34. İş Mahkemesi'nin 2016/586 esas sayılı dosyasında ihyasını talep ettiği ... Ltd. Şti. aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklanan dava açtığını, davanın 24.03.2016da ikame edildiğini, 17.03.2016 tarihinde şirket adresine yapılan tebligatın yapılamaması üzerine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen sicil dosyasına göre, tebligat çıkarılan ve bila tebliğ dönen adres ile ticaret sicilde kayıtlı adresin aynı adres olması nedeniyle 24.03.2016 tarihli talepleri ile Tebligat Kanunu 35. maddeye göre...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2314 KARAR NO : 2020/1176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2018 NUMARASI : 2018/104E. 2018/752K. DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası Taraflar arasında görülen şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; İstanbul 34. İş Mahkemesi'nin 2016/586 esas sayılı dosyasında ihyasını talep ettiği ... Ltd. Şti. aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklanan dava açtığını, davanın 24.03.2016da ikame edildiğini, 17.03.2016 tarihinde şirket adresine yapılan tebligatın yapılamaması üzerine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen sicil dosyasına göre, tebligat çıkarılan ve bila tebliğ dönen adres ile ticaret sicilde kayıtlı adresin aynı adres olması nedeniyle 24.03.2016 tarihli talepleri ile Tebligat Kanunu 35. maddeye göre usule uygun tebligat yapıldığını, yargılama sırasında şirketin tasfiyesinin sonlandırılarak sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece ihya davası açmak üzere kendisine yetki verildiğini belirterek, şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; yapılan iş ve işlemlerin ilgili mevzuata uygun olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarını istemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İş Mahkemesindeki davasının 24/02/2016 tarihinde açıldığını, davanın tasfiye süreci sona ermeden önce ikame edildiğini, TTK madde 547 ile ayrıca ve açıkça "ek tasfiye" işlemlerinin gerekmesi halinde dava ikame edileceğinin belirtilmiş olduğunu, davacının iddiası henüz ispatlanamamış bir iddia niteliğinde olduğundan ve tasfiye neticesinde paylaşıma tabi herhangi bir mal varlığı olmaksızın tasfiye neticelendirildiğinden, bu hükmün uygulama imkânının olmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tasfiye sürecine girildiğinin belli olup tasfiye memurunun kimliği ve adresinin de belirtildiğini, davacının da bu durumu bildiğini, buna rağmen dava dilekçesi tasfiye memuruna tebliğ edilerek yargılama yürütülmek yerine, şirketin eski adresine usulsüz tebligat yapılarak davaya devam edildiğini, davacının da bu duruma sessiz kaldığını, 2016 yılından bu yana yapılması gereken ancak davacı tarafça yapılmayan işlem nedeniyle işçilik alacaklarına yönelik açılan davadan açılan bu dava neticesinde haberdar olduklarını, bu duruma davacının sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine, bu talepleri kabul görmezse yargılama giderlerinden sorum...