MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/11/2018 NUMARASI : 2017/1183Esas - 2018/1173 Karar DAVA: Kar Payı Alacağı Taraflar arasındaki kar payı alacağının tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine yönelik karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; dava tarihi itibarıyla 81 yaşında olan müvekkilinin 1976 yılında kurulan davalı şirkete 6.000.- TL'si sermaye payı vererek 1/204 oranında hissedar olduğunu, yurt dışında bulunan davacının yıllar içinde davalı şirkete sermaye göndermeye devam ettiğini, 1987 yılında yapılan bir genel kurul sonrasında müvekkilinin 96.000.- TL'lik sermayesinin oranının 16/24978 olarak tespit edildiğini, faaliyetini sürdüren şirketin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/283 KARAR NO : 2020/1439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/11/2018 NUMARASI : 2017/1183Esas - 2018/1173 Karar DAVA: Kar Payı Alacağı Taraflar arasındaki kar payı alacağının tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine yönelik karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; dava tarihi itibarıyla 81 yaşında olan müvekkilinin 1976 yılında kurulan davalı şirkete 6.000.- TL'si sermaye payı vererek 1/204 oranında hissedar olduğunu, yurt dışında bulunan davacının yıllar içinde davalı şirkete sermaye göndermeye devam ettiğini, 1987 yılında yapılan bir genel kurul sonrasında müvekkilinin 96.000.- TL'lik sermayesinin oranının 16/24978 olarak tespit edildiğini, faaliyetini sürdüren şirketin büyüdüğünü ve ticaret hacmini genişlettiğini, ancak kâr payı hakkından davacının yararlandırılmadığını ve bilgi verilmediğini, genel kurul toplantılarına dahi çağrılmadığını, kurucu intifa senedine sahip olmasına rağmen müvekkilinin kâr payından mahrum bırakıldığını iddia ederek; davanın kabulüne, müvekkilinin kanunen ve ana sözleşmeye göre tahsil etmesi gereken kâr payının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili şirketin % 99,997 oranındaki hissesinin halihazırdaki hakim ortakları (... A.Ş. ve Yardımcı Ailesi Üyeleri) tarafından 15-04-2004 tarihinde ...'dan 13.000.000.- USD bedelle satın alındığını, ...'nın devrettiği pay defterinde yazılı kişilere ve şirkete başvuru yapan kişilere haber verilerek zararda olan şirkete Yardımcı Ailesi tarafından mal ve nakit para girişimi yapıldığını, hisselerin satın alınmasından sonra orijinal pay senetlerini ibraz edenlerin pay defterine kaydedildiğini ve genel kurullara çağrıldığını, müvekkili şirketin hakim ortaklarının bu hisselerin bir kısmını hak sahipleri ile anlaşarak satın aldığını, davacının da 2017 senesinde müvekkili şirkete müracaat ederek bir adet nama yazılı hisse senedinin orijinalini gösterdiğini ve satmak istediğini belirttiğini, ancak rakamda anlaşma sağlanamadığını ve 14-07-2017 tarihinde pay defterine kaydedildiğini, müvekkili şirketin zararlarından ötürü kâr dağıtımı yapamadığı bilgisinin davacı aktarıldığını, davacının 6.000. TL'lik hisse senedinin basım yılının 1976 olduğunu, o yıl henüz Türk Lirası'ndan altı sıfır atılmadığını, dava dilekçesinde davacının 1987 senesinde 16 adet hisseye sahip olduğunun beyan edildiğini, oysa davacının 1 adet hisse senedini ibraz ettiğini, müvekkili şirkette hisse senedine bağlanmamış yani açık bırakılmış pay bulunmadığını, davacının 15 adet hissesin...