Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 14/06/2017 tarihli sözleşme kapsamında kalan işlerin müvekkili tarafından yerine getirilmesine rağmen sözleşmenin 4. Maddesi gereği 20 ay boyunca her ay ödemesi gereken 200.000,00 TL + KDV taksitlerinin ödenmediğini belirterek, müvekkili şirketin davalı şirketten olan 991.200,00 TL alacağının şimdilik 500.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davalı şirketin borca batık halde olması mal kaçırma eğiliminde olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşemeye konu gayrimenkulde asıl yüklenici olan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1838 KARAR NO: 2020/1479 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2020 NUMARASI: 2018/198 Esas, Derdest, DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 08/12/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 14/06/2017 tarihli sözleşme kapsamında kalan işlerin müvekkili tarafından yerine getirilmesine rağmen sözleşmenin 4. Maddesi gereği 20 ay boyunca her ay ödemesi gereken 200.000,00 TL + KDV taksitlerinin ödenmediğini belirterek, müvekkili şirketin davalı şirketten olan 991.200,00 TL alacağının şimdilik 500.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca davalı şirketin borca batık halde olması mal kaçırma eğiliminde olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşemeye konu gayrimenkulde asıl yüklenici olan davalı şirkete tahsis edilen ve kat irtifakı kurulan İstanbul ili Kadıköy ilçesi ... Mahallesi ... pafta ... ada ... parselde bulunan ...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-... numaralı dairelerin tamamının ya da bir kısmının üzerine satılmalarının engellenmesi yönünde ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini istemiş, netice ve talep kısmında ise bu talebini ihtiyati tedbir kararı verilmesi şeklinde ifade etmiştir. Mahkemece 14/03/2018 tarihli ara kararı ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir (ihtiyati haciz) talebinin reddine karar verilmiş, bu ret kararına karşı davacı vekilince yapılan istinaf itirazı Dairemizin 2018/1323 Esas, 2018/1036 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir. Davacı vekilince tekrar talepte bulunulması üzerine, mahkemece 13/07/2018 tarihli ara kararı ile, ihtiyati haciz talebinin 236.045,00 TL'lik kısmı yönünden %50 teminatla kabulüne karar verilmiş, ancak süresinde teminat yatmadığından bu ara karar uygulanamamıştır. Davacı vekilinin talepleri mahkemece 31/07/2018 ve 21/09/2018 tarihli ara kararları ile reddedilmiş, ancak davacı-birleşen davalı vekilince bu ret kararlarına karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Davacı vekilince, yeniden talepte bulunulması üzerine, mahkemece istinaf başvurusuna konu 16/09/2020 tarihli ara kararı ile, davacı tarafın dayanak yaptığı bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın itirazda bulunduğu hususu nazara alınarak henüz varlığı ve miktarı ispata muhtaç alacak için İİK'nun 257. Maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, öncelikle 02/08/2018 tarihli eski hale iade dilekçeleriyle ilgili olarak olumlu veya o...