(İtiraz Hakem Heyetinin 08/05/2017- 2017/İHK-1511) DAVANIN KONUSU: Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 26/12/2019 Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda özetle; 23/01/2015 tarihinde, davalı nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tam kusurlu bir şekilde gerçekleştirdiği kaza neticesinde, diğer araç sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve %59 oranında kesin ve daimi malul hale geldiğini, 18 ay geçici iş göremezlik ve 4 ay geçici bakıcı süresine muhtaç olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin manevi yönünden zarara uğradığını iddia ederek, fazlaya ait alacak ile munzam zarar ve manevi tazminattan doğan alacağının saklı kalması...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/260 KARAR NO: 2019/809 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2017 NUMARASI: 2017/4979 D.İş.Esas -2017/4979 D.İş.Karar (İtiraz Hakem Heyetinin 08/05/2017- 2017/İHK-1511) DAVANIN KONUSU: Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 26/12/2019 Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda özetle; 23/01/2015 tarihinde, davalı nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tam kusurlu bir şekilde gerçekleştirdiği kaza neticesinde, diğer araç sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve %59 oranında kesin ve daimi malul hale geldiğini, 18 ay geçici iş göremezlik ve 4 ay geçici bakıcı süresine muhtaç olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin manevi yönünden zarara uğradığını iddia ederek, fazlaya ait alacak ile munzam zarar ve manevi tazminattan doğan alacağının saklı kalması kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, Sigorta Şirketi ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından manevi tazminatın takdir edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle başvuru şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliuçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvurunun kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın 28/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermiş, davalı vekili tarafından bu karara itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti, davalının vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın 28/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, müvekkilinin kaza nedeniyle %59 oranında sürekli malul kaldığını, müvekkilinin gelirinin asgari ücreti 1,5 katından fazla olduğunu, bu nedenle hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, manevi tazminat konusunda Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından karar verilmesinin mümkün olmadığından ön inceleme aşamasında başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hukuka aykır...