DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/06/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize verdiği 13.04.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı şirketin, dava dışı borçlu şirketten alacaklı olduğu çekler nedeniyle müvekkili şirket merkezinde hacizler uygulandığını, fiili hacizler sırasında haciz ve muhafaza tehdidi altında, iade ve talep hakla saklı kalmak kaydı ve istihkak iddiası ileri sürülerek dosyaya ödemeler yapıldığını, davanın konusunun sebepsiz zenginleşme yaratan bu ödemelerin istirdadının talebi olduğu, davalının aynı borçlunun birden fazla kambiyo senedine dayanarak birden faiz haciz uyguladığını, bu nedenle dava konusu istirdat talebinin de birden farklı tarihlerde yapılan ödemelerin toplamından...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/408 KARAR NO : 2021/675 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2017 NUMARASI: 2015/383 E. 2017/685 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/06/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize verdiği 13.04.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı şirketin, dava dışı borçlu şirketten alacaklı olduğu çekler nedeniyle müvekkili şirket merkezinde hacizler uygulandığını, fiili hacizler sırasında haciz ve muhafaza tehdidi altında, iade ve talep hakla saklı kalmak kaydı ve istihkak iddiası ileri sürülerek dosyaya ödemeler yapıldığını, davanın konusunun sebepsiz zenginleşme yaratan bu ödemelerin istirdadının talebi olduğu, davalının aynı borçlunun birden fazla kambiyo senedine dayanarak birden faiz haciz uyguladığını, bu nedenle dava konusu istirdat talebinin de birden farklı tarihlerde yapılan ödemelerin toplamından ibaret olduğu, istihkak davalarında verilen tedbir kararlarının müvekkilinin lehine olduğu, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında dava dışı borçlu ile en ufak bir ekonomik bağlantının söz konusu olmadığı, bu nedenle müvekkili ile 3. kişi arasında, alacaklıları zarar uğratacak şekilde ekonomik bir bağlantının olup olmadığının tespiti için inceleme yapılmasının zorunlu olduğu, yapılacak incelemede ortaya çıkacağı üzere, gerek takip konusu borçların doğum tarihinden sonra ve ve gerekse önce, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında bir ekonomik bağlantı ve mal kaçırma olarak adlandırılabilecek bir ekonomik ilişkinin tespit edilemeyeceği, iddia edilen eski ortaklık yapısının davalı lehine yorumlanamayacağı ifade edilerek, neticeten, icra dosyalarına teminat kaydı ile ve çekinceli olarak yatırılan toplam 100.260-TL.nin davalı yandan sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu ve istirdatı gereği ortaya çıktığından, her bir ödemenin icra dosyasına yatırılma tarihi itibarıyla avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi" talebinde bulunduğu görülmüştür.Davalı vekili tarafından sunulan 22.05.2015 tarihli cevap dilekçesinde ise özetle: "davacının talebinin müvekkili olmadığı, icra dosyasına ödenen paranın müvekkilinden değil, borcu ödenerek pasifinden kurtulan hukuken de sebepsiz zenginleşen borçludan talep edilmesinin gerektiği, davacının aynı mahiyette açtığı davanın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1102 Esas sayılı dosyasından reddine karar verildiği, dava dilekçesindeki istihkak iddialarının bu davanın konusu olmadığı, davacı şirket ile borçlu şirket arasında organik bağın mevcut olduğu beyan edilerek, neticeten davanın husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, ...