DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 21/01/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasında davalının işlettiği taşınmaz üzerinde 2005 yılı öncesinde kurulmuş bayilik ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 12/05/2006 tarihinde bayilik sözleşmesi ve protokol ve akdedildiğini, yine 2002 yılında ariyet sözleşmesi düzenlenerek bir kısım malzemelerin ariyet olarak verildiğini, davalı ...'un ise verdiği taahhütname ile davalı şirketin müvekkiline karşı doğmuş ve doğacak borçları nedeniyle 500.000 YTL'ye kadar kefil olduğunu, davalının 14/02/2011 tarihli ihtarname ile taraflar arasında mutabakat varılamaması halinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/938 Esas KARAR NO : 2021/93 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2017 NUMARASI : 2014/871 2017/471 DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 21/01/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasında davalının işlettiği taşınmaz üzerinde 2005 yılı öncesinde kurulmuş bayilik ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 12/05/2006 tarihinde bayilik sözleşmesi ve protokol ve akdedildiğini, yine 2002 yılında ariyet sözleşmesi düzenlenerek bir kısım malzemelerin ariyet olarak verildiğini, davalı ...'un ise verdiği taahhütname ile davalı şirketin müvekkiline karşı doğmuş ve doğacak borçları nedeniyle 500.000 YTL'ye kadar kefil olduğunu, davalının 14/02/2011 tarihli ihtarname ile taraflar arasında mutabakat varılamaması halinde sözleşmenin belirtilen tarih itibariyle sona ereceğini bildirdiğini, nitekim taraflar arasında mutabakat sağlanamadığından sözleşmenin sona erdiğini, bu nedenle davalının kendisine tahsis edilen menkul mallar ile sabit yatırımların bedelinin iade ve tazminle yükümlü olduğunu, konunun ariyet sözleşmesinin yirminci, protokolün on birinci ve bayilik sözleşmesinin 32.maddesinde açıkça düzenlendiğini, müvekkilinin bu kapsamda 12/08/2011 tarihli , 9.226,49 TL ve 25/08/2011 tarihli 1.630,82 TL bedelli faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek 10.748,87 TL alacağın fatura tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının ileri sürdüğü hususların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mutabakat sağlanamaması üzerine sözleşmenin 11/04/2011 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin 17/03/2011 tarihli ihtarname ile ariyetlerin teslim alınmasını istediğini, davacının ariyetler için kötüniyetli olarak faturalar düzenlediğini, sözleşmenin haklı nedenle sona erdiğini, davacının kötüniyetli ve haksız kazanç peşinde olduğunu, ayrıca protokol hükümlerine göre otomasyon giderlerinin davacı tarafından karşılanacağının protokolün 4.maddesinde yer aldığını, ariyet malların satılmak istenmesinin doğru olmadığını, yine protokolün 5.maddesinde, satış yeri inşaatı masrafının bayii tarafından karşılanacağının açıkça düzenlendiğini, buna rağmen davacının inşaat ve beton masraflarını kendisi yapmış gibi fatura düzenlemesinin doğru olmadığını, davacının sözleşmeyi eksik ibraz ettiğini, sözleşmenin sekizinci ve dokuzuncu sayfalarının aleyhe olması sebebiyle ibraz edilmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve ...