DAVA: ALACAK (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/10/2019 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki kanun gereğince tazminat istemine ilişkindir.Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Dava, belirsiz alacak davası olup, dava değeri 1.000,00 TL'dir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/3. fıkrası gereğince, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir düzenlemesi kapsamında ve özellikle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere davanın açılmış olması nedeniyle, mahkemece verilen kararın miktar itibarıyla kesin nitelikte olmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay 3. HD'nin 2018/7564 Esas, 2019/6034 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Dosya kapsamından,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2394 Esas KARAR NO : 2019/1926 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/10/2018 NUMARASI : 2016/1203 ESAS - 2018/998 KARAR DAVA: ALACAK (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/10/2019 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki kanun gereğince tazminat istemine ilişkindir.Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Dava, belirsiz alacak davası olup, dava değeri 1.000,00 TL'dir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/3. fıkrası gereğince, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir düzenlemesi kapsamında ve özellikle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere davanın açılmış olması nedeniyle, mahkemece verilen kararın miktar itibarıyla kesin nitelikte olmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay 3. HD'nin 2018/7564 Esas, 2019/6034 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Dosya kapsamından, mahkemece 15/10/2018 tarih, 2016/1203 Esas, 2018/998 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına hükmedildiği, kararın davacı vekiline 10/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 04/01/2019 tarihli dilekçesi ile kararın tashihini istediği anlaşılmıştır.HMK'nın 24. maddesinde düzenlenen tasarruf ilkesi; hakimin kendiliğinden bir davaya bakamayacağını, ancak talep (dava açılması) üzerine davaya bakabileceğini, tarafların dava (ve konusu) üzerinde tasarruf yetkileri bulunduğunu ve hakimin tarafların talepleri ile bağlı olduğunu ifade eder.Yine HMK'nın 26. maddesi; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. " hükmünü düzenlemektedir.Somut olayda davacı vekili 04/01/2019 tarihli dilekçesi ile; açıkça vekalet ücreti yönünden hükmün tashihini istemiş, mahkemece 07/01/2019 tarihli ara karar ile tashih dilekçesinin davalı vekiline tebliğine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi 19/04/2019 tarihli ek kararında, davacının hükümde yer alan 2.180,00 TL'lik vekalet ücretinin dava değeri ile sınırlandırılmak suretiyle 1.000,00 TL şeklinde tashihini talep ettiği belirttikten sonra, tavzih talebinin reddine karar vermiş, aynı kararın devamında talebin istinaf yargı yoluna başvuru dilekçesi olarak kabulüne ve harçların ikmaline karar vererek kendi içerisinde çelişmiştir.HMK'nın 341 ve devam maddelerinde istinaf kanun yoluna başvuru usul ve esasları düzenlenmiştir. 342.maddede, istinaf yoluna başvurmanın dilekçe ile yapılacağı belirtildikten sonra istinaf dilekçesinin neleri içereceği düzenlenmiş, 344.maddede ise, istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçların ödeneceği belirtilmiştir. 343/3.maddede ise, istinaf yoluna başvurma tarihi...