DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin düşey milli, çok kademeli, 4 pompalı hidrofor setine ilişkin olarak müvekkiline gönderilen fiyat teklifinin kabul edildiğini ve davalı şirkete 73.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmeyerek belirlenen sürede malı teslim etmediğini, bu nedenle yapılan ödemenin iadesine ilişkin 20/06/2017 tarihinde davalı şirkete ihtarname çekilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, akabinde davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ve açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, davalının ise müvekkiline borçlu olmasına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2758 Esas KARAR NO: 2022/116 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2017/1009 Esas - 2019/992 Karar TARİH: 22/10/2019 DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin düşey milli, çok kademeli, 4 pompalı hidrofor setine ilişkin olarak müvekkiline gönderilen fiyat teklifinin kabul edildiğini ve davalı şirkete 73.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmeyerek belirlenen sürede malı teslim etmediğini, bu nedenle yapılan ödemenin iadesine ilişkin 20/06/2017 tarihinde davalı şirkete ihtarname çekilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, akabinde davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ve açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, davalının ise müvekkiline borçlu olmasına rağmen hiçbir şekilde gerçeklik payı bulunmayan bir faturaya dayanarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından belirlenen ürünlerin özelliklerin değiştirilmesi neticesinde tesliminin ileri bir tarihe ertelendiğini, davacı için özel olarak üretilen ürünlerin teslime hazır halde olduğunu, davacı tarafın sipariş özelliklerinin değiştirilmesinden kaynaklanan bakiye alacak farkı 6.500 euro olan bu fatura alacağının davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle TL karşılığının icra takibine konu edildiğini, davacı tarafın bu takibe itiraz etmediği gibi davacı tarafın haksız ve kötü niyetli cayma talebi karşısında müvekkilinin zarara uğrayacağının işin niteliği sonucunda açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/10/2019 tarih ve 2017/1009 Esas 2019/992 Karar sayılı Kararı ile; " .Somut olayda; davacı ile davalı arasında düşey milli, çok kademeli, 4 pompalı hidrofor setine ilişkin sözleşme bulunduğu, davacı tarafından avans olarak verilen bedelin iadesi istemine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığı, bu davada davacının sözleşmeden dönmekte haklı olduğunun tespit edildiği, verilen kararın kesinleştiği, bu mahkemece verilen kararın mahkememiz dosyası için kesin delil teşkil ettiği, davalının fiyat farkı faturasında belirtilen tutar kadar alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğu, davalı tarafından herhangi bir ispat vasıtası getirilemediği, kaldı ki İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/812 Esas, 2019/106 Karar sayılı 05/02/2019 tarihli kararın kesin...