İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1983 yılında sınai haklar alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu, kurulduğundan bu yana "..." ibaresini ticaret unvanı olarak nizasız ve fasılasız şekilde kullandığını, müvekkilinin ticaret unvanının asli unsurunun ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin tanınmış markası olduğunu, durumun Ankara 2 ve 1 FSHHM kararlarıyla sabit olduğunu, davalının ise müvekkili ile aynı alanda iştigal ettiğini, İTO kayıtlarında yapılan sorgulamada meslek grubu olarak 28-İşletme Destek Hizmetleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğunun anlaşılacağını, davalı tarafın ticaret unvanının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/1613 Esas KARAR NO: 2022/208 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/02/2019 NUMARASI: 2017/95 2019/78 DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 16/02/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1983 yılında sınai haklar alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu, kurulduğundan bu yana "..." ibaresini ticaret unvanı olarak nizasız ve fasılasız şekilde kullandığını, müvekkilinin ticaret unvanının asli unsurunun ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin tanınmış markası olduğunu, durumun Ankara 2 ve 1 FSHHM kararlarıyla sabit olduğunu, davalının ise müvekkili ile aynı alanda iştigal ettiğini, İTO kayıtlarında yapılan sorgulamada meslek grubu olarak 28-İşletme Destek Hizmetleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğunun anlaşılacağını, davalı tarafın ticaret unvanının tescilinin tamamen kötüniyetli olduğunu, bu durumun müvekkilinin tanınmışlığından faydalanma amacıyla yapıldığını, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğunu belirterek davalının ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde "..." ibaresinin unvanından çıkarılmasına, davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince toplanan delillere göre; davacının ve davalının ticari unvanlarının asli unsurunun destek olduğu, davacının seri şekilde ... ibareli markalarının bulunduğu, davalının ticaret siciline 12/10/2015 tarihinde tescil edildiği, davacının ise 2006 yılından beri ticaret unvanını kullandığı ve markalaşma sürecinde bulunduğu, davacının ... unvanı ile tanınmış olduğu, davacı ile davalı unvanlarındaki ... ibaresinin tüketiciler nezdinde birebir aynı olduğu ve iltibasa yol açacağı, davacının bu ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğu, TTK'nun 52.maddesi uyarınca davacının davalının kullanımına son verilmesini isteyebileceği, ancak davalının usulen tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanması nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabetten söz edilemeyeceği, davalının ne şekilde davacıya zarara uğrattığının ispatlanamadığı gerekçeleriyle "1-Davalının ticaret unvanı terkin edilmediği sürece koruma sağladığından, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti istemlerinin reddine, -Manevi tazminat isteminin reddine, -Davacının tescilde öncelik ilkesi gereği davalının unvan te...