Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 19.01.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi ve yine 19.01.2015 tarihli Ek protokolü imzalandığını, müvekkilinin davalı şirketin acenteliğini tam ve eksiksiz olarak getirmekte iken hiçbir sebep yokken ve müvekkilinin de anlam veremediği şekilde Zeytinburnu ... Noterliğinin 14.01.2016 tarihli ihbarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından feshedildiğini, fesih bildiriminin müvekkiline tebliğ tarihinin 18.01.2016 olduğunu ve dolayısıyla fesih işleminin sözleşmede belirtilen her iki süreye de uyulmayarak yapılmakla sözleşmenin hukuken feshedilmiş olmadığını, sözleşmenin bitim süresinin en az 19.01.2017 tarihine kadar uzadığını,davalının acente...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/178 KARAR NO : 2021/973 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2018 NUMARASI : 2017/213 Esas- 2018/704 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2021 Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 19.01.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi ve yine 19.01.2015 tarihli Ek protokolü imzalandığını, müvekkilinin davalı şirketin acenteliğini tam ve eksiksiz olarak getirmekte iken hiçbir sebep yokken ve müvekkilinin de anlam veremediği şekilde Zeytinburnu ... Noterliğinin 14.01.2016 tarihli ihbarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından feshedildiğini, fesih bildiriminin müvekkiline tebliğ tarihinin 18.01.2016 olduğunu ve dolayısıyla fesih işleminin sözleşmede belirtilen her iki süreye de uyulmayarak yapılmakla sözleşmenin hukuken feshedilmiş olmadığını, sözleşmenin bitim süresinin en az 19.01.2017 tarihine kadar uzadığını,davalının acente sözleşmesini haksız olarak sonlandırmasından dolayı müvekkilinin işçilerini işten çıkarmak zorunda kaldığını ve dolayısı ile de işçilerine de ihbar tazminatlarını ödemek zorunda kaldığından bahisle, davalarının kabulü ile, 1.000- TL maddi, 10.000-TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren faiz işletilerek, 17.677,80 TL maddi tazminatın ödeme yaptıkları günden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Acentelik Sözleşmesinin 8. Maddesinin feshe ilişkin usul ve esasları düzenlendiğini, fesihin süresinde olduğunu,ayrıca fesihten çok önce müvekkili şirketçe durumun davacı tarafa bildirildiğini, aktin feshedileceği bilgisi verildiğini, ancak davacının fesihnameyi imzalamaktan imtina ettiğini, davacının portföy tazminatı talebinde bulunabilmesi için bazı şartların mevcut olması gerektiğini, istenilen manevi tazminatın da sebebinin anlaşılamadığını,davacı tarafın kendi iş yerinde çalışan işçilerinin işten çıkarılması sebebi ile işçilere ödenen ihbar tazminatlarını müvekkilinden talep ettiğini ancak buna ilişkin menfi ya da müspet zararı isteyebilmesi içni müvekkilinin sözleşme hükümlerinin gereğini yerine getirilmemiş olması gerektiğini, oysa müvekkilinin sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini ve sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdiğini, davacı tarafın ihbar tazminatıyla ilgili talebi hakkında menfi tazminat hususunda gerekli şartlar oluşmadığından bu talebin kabulünün mümkün olmadığından, öncelikle davanın usulden, davanın esasına girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Davacının TTK 122 maddesi uyarınca talep etmiş olduğu tazminat için acentelik hususunda davacıya tekel hakkı verilmediği tazminat isteminin h...