DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 1 yıllık yasal süre içerisinde açılmadığını, dosyaya 22/10/2013 tarihinde itiraz ettiklerini, ancak davanın 22/10/2014 tarihinde açıldığını, davacının başlangıçta 2.750,00 TL alacak için müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibe itiraz edilmesi üzerine davacının huzurdaki davaya konu takibi başlattığını, davacının bahsettiği...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2802 Esas KARAR NO : 2019/2283 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2017 NUMARASI : 2015/117 2017/82 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 1 yıllık yasal süre içerisinde açılmadığını, dosyaya 22/10/2013 tarihinde itiraz ettiklerini, ancak davanın 22/10/2014 tarihinde açıldığını, davacının başlangıçta 2.750,00 TL alacak için müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibe itiraz edilmesi üzerine davacının huzurdaki davaya konu takibi başlattığını, davacının bahsettiği faturaların kapalı fatura olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından davalı adına 49 adet irsaliyeli fatura düzenlendiği, davacının bu faturalardan bakiye 35.766,41 TL alacaklarının bulunduğunu iddia ettiği, davacının düzenlediği faturaların davacı defterlerine açık fatura olarak kaydedildiği, davalı defterlerine göre 31/03/2009 tarihi itibariyle davacıya 10.089,83 TL borcu olduğunun tespit edildiği, bu miktar için davalının ödemeye ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği, bakiye kısım için davacı tarafından yemin deliline dayanıldığı, 20/12/2016 tarihli duruşmada davalının satın almış olduğu su bedellerini davacıya ödediğini, faturaların kapalı olarak düzenlendiğini yeminli olarak beyan ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının 10.089,83 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve davalının %20 oranında inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; davacının düzenlediği faturaların kapalı fatura olduğunun bilirkişi raporuyla da belirlendiğini, davacının son çare olarak yemin deliline dayandığını, müvekkilinin yemini eda ettiğini, mahkemenin bu beyanları tam tersi olarak yorumlamasının doğru olmadığını, yemin delilinin kesin delil olup bilirkişi raporu davayı aydınlatmadığından bu delile başvurulduğunu, raporda faturaların açık veya kapalı olmasına göre ayrım yapıldığını, raporda 1 yıl 4 ay gibi bir sürede hiç tahsilat yapılmadan mal satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takip tarihine ait 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerde kayıt bulunmadığı, kapalı fatura olarak düzenlendiği, davacının davalıdan alacağı bulunmadığı yolunda görüş bildirildiğini, kapalı faturanın mak...