İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında 08/04/2004 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca bu sözleşmenin eki niteliğinde olan resen taahhütname başlıklı belge ile davalının yılda 4000 m³ beyaz ürün, 5 ton madeni yağ satmayı, eksik sattığı beher m³ beyaz ürün ve madeni yağ için kar kaybı tutarını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeyle yükümlendiği mal alımını gerçekleştirmediğini, böylece bayilik sözleşmesi ve taahhütnameye aykırı davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalının 08/04/2004 ila 08/04/2007 tarihleri arasında eksik alımlardan dolayı müvekkilinin 281.648,00 USD kar mahrumiyetine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3298 Esas KARAR NO : 2019/2271 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2016 NUMARASI : 2016/1112 2016/868 DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 25/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında 08/04/2004 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca bu sözleşmenin eki niteliğinde olan resen taahhütname başlıklı belge ile davalının yılda 4000 m³ beyaz ürün, 5 ton madeni yağ satmayı, eksik sattığı beher m³ beyaz ürün ve madeni yağ için kar kaybı tutarını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeyle yükümlendiği mal alımını gerçekleştirmediğini, böylece bayilik sözleşmesi ve taahhütnameye aykırı davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalının 08/04/2004 ila 08/04/2007 tarihleri arasında eksik alımlardan dolayı müvekkilinin 281.648,00 USD kar mahrumiyetine uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik beyaz ürün için kar mahrumiyetinden doğan alacaklarından 20.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden YTL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, cezai şart istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; akaryakıt bayilik sözleşmelerinde yer alan yıllık asgari alım miktarına uyulmaması halinde öngörülen cezai şartın TBK'nun 179/2 maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu niteliğinde bulunduğu, davalı tarafın taahhütname ile belirli bir miktar akaryakıt ve madeni yağ satma vaadinde bulunduğu, 08/04/2004 tarihinde taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğu, davalının 4 yıllık süre boyunca her dönem eksik ürün almasına rağmen davacı tarafından mahrum kalınan kar veya cezai şartın talep edileceğine, sözleşmenin feshedileceğine ilişkin herhangi bir ihtarname gönderilmediği, faturalara bu konuda ihtirazi kayıt konulmadığı, böylece davacının, davalı taraftan haklı ve korunmaya değer bir güven oluşturduğu, davalının da bu güven dolayısıyla davacıdan mal almaya devam ettiğini, davacının oluşturduğu bu güvenle çelişki meydana gelecek şekilde eldeki davaya konu talepleri ileri sürmesinin dürüstlük ilkesine aykırı ve çelişkili davranış yasağına uymadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; mahkemenin gerekçesine esas aldığı HGK ve 19.HD kararlarının bu davadaki taleple benzeşmekle birlikte tarafların hukuki durumları ve sözleşmenin feshi koşulları yönünden benzer olmadığını, mahkemenin ilgili Yargıtay kararlarını yanlış yorumladığını, mahkemenin kararın...