Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkiline ait taşınmazın 5.000.000,00 TL nakit ve 5 daire karşılığında davalıya devrinin kararlaştırıldığını, söz konusu 5 dairenin tapu devrinin verilmediğini ileri sürerek, taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, 09/07/2011 tarihli sözleşme gereğince 4 adet 3+1 ve bir adet brüt 90 m2 büyüklüğünde 2+1 olmak üzere 5 dairenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, aksi takdirde söz konusu 5 dairenin rayiç bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 15/01/2019 tarihli tensip ara kararı ile;...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1467 KARAR NO : 2019/1018 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2019 NUMARASI : 2018/1274 Esas, Derdest, DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil KARAR TARİHİ : 11/09/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkiline ait taşınmazın 5.000.000,00 TL nakit ve 5 daire karşılığında davalıya devrinin kararlaştırıldığını, söz konusu 5 dairenin tapu devrinin verilmediğini ileri sürerek, taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, 09/07/2011 tarihli sözleşme gereğince 4 adet 3+1 ve bir adet brüt 90 m2 büyüklüğünde 2+1 olmak üzere 5 dairenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, aksi takdirde söz konusu 5 dairenin rayiç bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 15/01/2019 tarihli tensip ara kararı ile; taşınmazın davalı şirket üzerine kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.Davalı vekili 14/02/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde, iddiaların doğru olmadığını, uygulanan tedbirin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK'nun 389. Maddesindeki şartların bulunmadığını, taşınmazların değerinin dahi gözetilmediğini, teminat istenmediğini, harç tamamlandıktan sonra tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesi ve taşınmazların değeri ile ölçülü tutarda tedbir konulacaksa teminat alınması gerektiğini belirterek, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğinden tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemenin 14/06/2019 tarihli duruşmalı incelemesi sonucunda verilen 25/06/2019 tarihli gerekçeli ara kararı ile; davacının tapu iptal ve tescil davasında iptaline karar verilebilecek tapunun, üçüncü kişi üzerine devrinin önlenmesi yönündeki talebi mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme halinde (tapunun başka bir şahısa devredilmesi halinde) hakkın elde edilmesinin ödemli ölçüde zorlaşacağı hatta imkansız hale gelebileceği anlaşılmakla davacının davaya konu etmiş olduğu 09/07/2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi - satış protokolünün 5. Maddesinin taraflar arasındaki uyuşmazlığın başlangıç noktasını oluşturması ve davacının sözleşmeye konu 5 adet taşınmazı seçme hakkının engellendiği iddiası ile talep usul ve yasaya uygun bulunmuş ve tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü gerektiği, ihtiyati tedbir kararı gerekçesinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik istemin bu aşamada reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tedbir kararının tek taraflı ve ispatlanamayan iddialara dayandığını, ...