Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 26.08.2011 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafça 15.01.2015 tarihli ihtarnamesi ile 3 ay önceden haber verilmek suretiyle feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, müvekkilinin feshin yürürlük tarihi 20.04.2015 ile sözleşmenin bitim tarihi 26.08.2015 tarihleri arasında geçen yılın aynı dönemlerinde yapılmış olan ve yenilenmeleri kuvvetli muhtemel olan poliçelere aracılık edememekten dolayı komisyon alacağından mahrum kaldığını, müvekkili vasıtasıyla davalıya kazandırılan müşterilerden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/561 KARAR NO : 2018/1392 KARAR TARİHİ: 23/11/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2017 NUMARASI : 2015/645- 2017/642 E.K DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 26.08.2011 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafça 15.01.2015 tarihli ihtarnamesi ile 3 ay önceden haber verilmek suretiyle feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, müvekkilinin feshin yürürlük tarihi 20.04.2015 ile sözleşmenin bitim tarihi 26.08.2015 tarihleri arasında geçen yılın aynı dönemlerinde yapılmış olan ve yenilenmeleri kuvvetli muhtemel olan poliçelere aracılık edememekten dolayı komisyon alacağından mahrum kaldığını, müvekkili vasıtasıyla davalıya kazandırılan müşterilerden davalının gelir etmeye devam edeceğini, müvekkilinin TTK'nın 122. maddesinde düzenlenen denkleştirme tazminatına hak kazandığını, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 12.715,00 TL maddi tazminatın, şimdilik 8.616 TL denkleştirme tazminatının işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 1,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede, müvekkiline her zaman ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme yetkisinin tanındığını, ayrıca davacının müvekkili sigorta şirketi haricinde diğer sigorta şirketleri ile de aynı bölgede ve aynı konularda acentelik ilişkisini tüm uyarılara rağmen sürdürdüğünü, poliçe üretme ve istikrar sağlama konusunda son zamanlardaki hızlı düşüş gösterdiğini, tatminkar bir faaliyet göstermemesinden dolayı müvekkili sigorta şirketinin davacı acentenin bulunduğu bölgede zarara uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği, fesih gerekçesi olarak davada davacı acentenin yeterli prim üretimi yapmadığı gösterilmiş ise de somut olarak bu yönde oransal bir düzenleme ya da rakam belirtilmediği, davacı acentenin aynı yer veya bölge içinde birbiri ile rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapılamayacağı yönünden ise, bu yönde bir belgenin ibraz edilmediği dolayısıyla davalının sözlemeyi feshinde haksız olduğu, davacı acentenin son beş yıllık portföyünde aldığı yıllık komisyon ortalaması dikkate alınarak denkleştirme tazminat miktarının 7...