DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/02/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davalının müvekkiline mal sattığını, bu malların müvekkili tarafından ihraç edildiğini, müşterilerinin malların ayıplı olduğundan bahisle malları iade ettiğini, müvekkilinin davalıdan bu zararın tazminini talep ettiğini, davalı tarafın bu zararı gidermediğini, davalı aleyhinde icra takibi yapıldığını ve davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/448 Esas KARAR NO : 2019/210 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/508 Esas 2017/1169 Karar TARİH: 31/10/2017 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/02/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davalının müvekkiline mal sattığını, bu malların müvekkili tarafından ihraç edildiğini, müşterilerinin malların ayıplı olduğundan bahisle malları iade ettiğini, müvekkilinin davalıdan bu zararın tazminini talep ettiğini, davalı tarafın bu zararı gidermediğini, davalı aleyhinde icra takibi yapıldığını ve davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevap verdiğini, malların kontrolünü yaptıktan sonra teslim ettiğini, dava konusu olayda müvekkilinin bir kusuru olmadığını, bu nedenle takibe itiraz edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talap etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 31/10/2017 tarih 2016/508 Esas 2017/1169 sayılı kararında;"Davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle mahkememizce MÖHUK'un 48. maddesindeki ''Türk Mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı, gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.'' hükmü gereğince 18/05/2017 tarihli celsede davacıya dava değerinin %15'i oranında teminatı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin ''mütekabiliyet esasına göre Suudi Arabistan vatandaşı olan müvekkilinin teminattan muaf olduğu'' yönündeki beyanını destekleyecek hiçbir delil sunmadığı anlaşılmakla bu beyanın mahkememizce kabul görmediği ve ret yönünde ara karar oluşturulduğu, sonraki celsede davacı vekilinin müvekkilinin yurtdışında olması nedeniyle teminatı yatıramadıklarını bildirdiği anlaşıldığından; Mahkememizce kesin süre ihtarı ile yerine getirilmesi istenen ara karara uyulmaması nedeniyle..."gerekçesi ile, Davanın usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesi dosyasının 18.05.2017 tarihli duruşmasında, 3 no.lu ara kararı gereğince, müvekkiline dava değerinin %15'i oranında teminat yatırmak üzere kesin süre veril...