Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/442 · K. 2019/248
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/442 K. 2019/248

E. 2018/442K. 2019/24820 Şubat 2019
zarar tazminitazminatihtirazi kayıtistinaf başvurusunun kabulübilirkişi raporutazminat davasımenkul kıymetlerhizmet sözleşmesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, bankanın kusurlu ve ihmalli davranışları nedeniyle türev araçlarından yaklaşık 400.00 USD zarara uğradığını belirterek bu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22/11/2012 tarihli açıklama dilekçesi ile müvekkilinin 2011 yılı itibariyle bütün forward ve türev araçlarına ilişkin işlemlerden dolayı 720.000,00 TL zararı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açtığı davada zararın belirlenmesini ve belirlenen miktarın 11/04/2012 tarihli ihtarnamenin bankaya tebliğinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/442 Esas KARAR NO : 2019/248 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2013/144 Esas 2017/564 Karar TARİH : 12/07/2017 DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ: 20/02/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, bankanın kusurlu ve ihmalli davranışları nedeniyle türev araçlarından yaklaşık 400.00 USD zarara uğradığını belirterek bu zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22/11/2012 tarihli açıklama dilekçesi ile müvekkilinin 2011 yılı itibariyle bütün forward ve türev araçlarına ilişkin işlemlerden dolayı 720.000,00 TL zararı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açtığı davada zararın belirlenmesini ve belirlenen miktarın 11/04/2012 tarihli ihtarnamenin bankaya tebliğinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, tüm işlemlerin davacının talimatına istinaden ve bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, davacının yapılan işlemlerden bilgisi olduğunu, banka çalışanlarınca hatalı, eksik bilgilerle ve yanlış yönlendirme yapılmasının söz konusu olmadığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, sözleşmede yer alan risk bildirim formunda bilgi verildiğini, davacının hesap hareketlerinde itiraza konu olmayan bir çok işlemler yapıldığını, davacının banka ile yaptığı tüm işlemlerden dolayı hiçbir alacak ve hakkının kalmadığına ilişkin ibraname düzenlendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/07/2017 tarih 2013/144 Esas 2017/564 sayılı kararında;"Davacının, davalı banka ile imzaladığı çerçeve sözleşmelerde yer alan ve birkaç kez vurgulanan risk uyanlarını anlayabilecek kapasitede ve döviz ve sermaye piyasalarındaki önceden öngörülmesi olanaksız oynaklık ve değişkenlik konusunda bilgi sahibi olduğu, davaya konu türev işlemlerine ilişkin olarak davalı Banka ile davacılar arasındaki Çerçeve Sözleşmeleri'nde ve Opsiyon Sözleşmeleri'nde, davalı bankanın eksik veya hatalı bilgi vermediği ve davalı banka'nın özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, davacının, daha önce yaptığı ve kar ettikleri türev işlemlerinin hukuken geçerliliğine hiçbir itirazda bulunmayıp, elde ettikleri karları davalı banka'dan tahsil ederek -ya da zararı tazmin ederek- davalı banka ile aralarındaki türev işlemleri sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu kabul ettikten sonra, daha sonra aynı şekilde kurulan ve zarar ettikleri türev sözleşmelerinin hukuken geçersiz olduğununa ilişkin iddiasının hukuken korunamayacağı; türev işlemlerinin yüksek risk içeren, talih ve ...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/442 · K. 2019/248

20 Şubat 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/476 · K. 2019/279

27 Şubat 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/428 · K. 2019/109

30 Ocak 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/498 · K. 2019/388

13 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/566 · K. 2019/342

6 Mart 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2018/449 · K. 2019/218

20 Şubat 2019