DAVANIN KONUSU: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle tedbir talebinin reddine verilen karara karşı davacı vekilince e istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, açık ameliyat ürünlerinin satış ve pazarlanması konusunda 2010 yılından beri süren bir bayilik ilişkisi bulunduğunu, sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini, sözleşmede münhasırlık yetkisi bulunmamakla birlikte fiilen böyle yürütüldüğünü, münhasır olmayan bayilik sözleşmesinin 2013 yılı başında tadil edilip uzatıldığını, 2013 yılında müvekkilinin yeni bayi olarak atandığı MIS ürün grubunda davalının talebiyle 7 adet cihazı davalı şirketten satın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2076 KARAR NO : 2019/1509 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.07.2019 tarihli ara kararı NUMARASI : 2018/31 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle tedbir talebinin reddine verilen karara karşı davacı vekilince e istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, açık ameliyat ürünlerinin satış ve pazarlanması konusunda 2010 yılından beri süren bir bayilik ilişkisi bulunduğunu, sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini, sözleşmede münhasırlık yetkisi bulunmamakla birlikte fiilen böyle yürütüldüğünü, münhasır olmayan bayilik sözleşmesinin 2013 yılı başında tadil edilip uzatıldığını, 2013 yılında müvekkilinin yeni bayi olarak atandığı MIS ürün grubunda davalının talebiyle 7 adet cihazı davalı şirketten satın alarak hastanelere bedelsiz olarak yerleştirdiklerini, 2014 yılı başında sözleşmenin tadil edilip uzatıldığını ve bayilik alanına başka illerin de dahil edildiğini, müvekkilinin bayilik görevini başarılı bir şekilde yürüttüğünü ve pazar payını artırdığını, başarılarının davalı tarafından da ödüllendirildiğini, 2014 yılında davalıdan 8 adet daha cihaz alınıp hastanelere yerleştirildiğini, bayilik faaliyetini yürütebilmek için bu cihazların alınmasının zorunlu olduğunu, bu cihaz alımlarının müvekkili için olağanüstü masraf gerektirdiğini, krediler kullanmak zorunda kaldıklarını, Bakanlık tarafından ilan edilen SUT değişiklikleri nedeniyle müvekkilinin gelirlerinin de azaldığını, bu nedenle müvekkilinin bazı cihazları davalıya devretmek istediğini, bunun kabul edilmediğini, 2016 yılında davalının bayilik ilişkisini fiilen sona erdirmek istediğini davacıya bildirdiğini, davalının bayilik ilişkisini sona erdirdiğini hastanelere bildirdiğini, cihazları beşte biri fiyatına geri alacaklarını bildirdiklerini, müvekkilinin bunu kabul etmeyip hastanelerdeki cihazları almak istediğini, davlının satışa devam edebilmek adına cihazların alınmasına izin vermediğini, davacının zararının artmasına neden olunduğunu, feshin anlaşmalı olarak gerçekleşmesine dair çabaların sonuç vermediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya 12.01.2017 tarihli noter ihtarı gönderilerek sözleşmenin sulhen sona erdirilmesinin istendiğini, davalının 31.01.2017 tarihli cevabi ihtarnamesinde, sözleşmenin 15.01.2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiğini bildirdiğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak sona erdirmiş olması nedeniyle davacının zarar gördüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL müspet zarar, 228.000,00 TL portföy tazminatı, 21.134,25 TL stoktaki ürün bedeli, 265.000,00...