DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/10/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili şirketin asit-kurşun bataryaların üretimi ve dağıtımı konusunda 120 yıllık geçmişe sahip bir şirket olduğunu ve 80 ülkede ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkiline ait birçok markanın ABD Patent ve Marka Ofisi ve Avrupa Birliği Marka Veri Tabanında kayıtlı olduğunu, aynı zamanda Avrupa Birliği Marka Veri Tabanı (CTM) nezdinde "..." ve WIPO nezdinde "..." markalarının sahibi olduğunu, "..." markasının 1987 yılından beri ABD'de tescilli olduğunu, davalı şirketin ise "..." markasını 2011/00426 tescil numarası ile kendi adına tescil ettirdiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/5387 Esas KARAR NO : 2020/1601 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL(KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2017 NUMARASI : 2014/97 2017/22 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/10/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili şirketin asit-kurşun bataryaların üretimi ve dağıtımı konusunda 120 yıllık geçmişe sahip bir şirket olduğunu ve 80 ülkede ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkiline ait birçok markanın ABD Patent ve Marka Ofisi ve Avrupa Birliği Marka Veri Tabanında kayıtlı olduğunu, aynı zamanda Avrupa Birliği Marka Veri Tabanı (CTM) nezdinde "..." ve WIPO nezdinde "..." markalarının sahibi olduğunu, "..." markasının 1987 yılından beri ABD'de tescilli olduğunu, davalı şirketin ise "..." markasını 2011/00426 tescil numarası ile kendi adına tescil ettirdiğini, başvurunun 04/01/2011, tescilin ise 07/02/2012'de yapıldığını, müvekkiline ait "..." markasının Paris sözleşmesi ve 556 Sayılı KHK'nın 7/i ve 8/4 maddesi uyarınca tanınmış bir marka olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli davrandığını, davalının müvekkili ile aynı sektörde ticaret yaptığını, dolayısıyla müvekkilinin markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, bu markanın müvekkiline ait olduğunu bildiği halde Türkiye'de kendi adına tescil ettirdiğini, dilekçe ekinde sundukları makbuzlarda da görüleceği üzere "..." markasını taşıyan ürünlerin müvekkili tarafından davalıya 2009 ve 2010 yıllarında temin edildiğini, faturalar üzerinde yer alan ve satın alan şirkete ait verilerde davalı şirketin eski unvanının yer aldığını, ayrıca müvekkilince davalıya 17/02/2014 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, öte yandan davalının bu eylemlerinin haksız rekabet de teşkil ettiğini belirterek davalı adına tescilli "..." ibareli markanını hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, "..." markasının Türkiye'de tanınmış bir marka olmadığını, Amerikada tescilli olduğu belirtilen "..." markasının bir üretim veya akü markası değil, bir teknoloji markası olduğunu, bu ibarenin kuru sistemle çalışma anlamında olduğunu, birçok akünün, aparatın, makinenin kuru sistemle çalışabileceğini, dolayısıyla "..." kelimesinin bir tarif olduğu için inhisar altına alınamayacağını, müvekkilinin tescilinin 556 Sayılı KHK'ya , TTK'ya ve Paris Sözleşmesine uygun olduğunu, davacının "..." teknolojisi ile kullandığı markaların ... markaları olduğunu, müvekkilinin kullandığı "..." markası ile bu kelimeler arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markasının Türkiye'de tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, davanın kötüniyetli olar...