Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/2096 · K. 2022/1221
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2096 K. 2022/1221

E. 2021/2096K. 2022/122124 Şubat 2022
hak düşürücü sürekira sözleşmesimülkiyet hakkısatış sözleşmesitasarruf yetkisitaşınmaz satış sözleşmesigabintaşınmaz satışı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.11.2015 gün ve 2015/368 - 2015/370 sayılı kararı onayan Daire'nin 07.12.2020 gün ve 2020/2579 - 2020/5717 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında yapılan 20/03/2012 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ile davacının ... İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, 11650 Ada, 2 Parsel, F36B23 CID pafta numaralı, 223/64427 Arsa paylı, ... Blok, ... Kat, 62 No'lu mağaza niteliğindeki taşınmazı 545.000,00 TL bedelle vekaletname ile satın aldığını, davacının dava konusu taşınmazın gerçek...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/2096 E. , 2022/1221 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.11.2015 gün ve 2015/368 - 2015/370 sayılı kararı onayan Daire'nin 07.12.2020 gün ve 2020/2579 - 2020/5717 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında yapılan 20/03/2012 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ile davacının ... İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, 11650 Ada, 2 Parsel, F36B23 CID pafta numaralı, 223/64427 Arsa paylı, ... Blok, ... Kat, 62 No'lu mağaza niteliğindeki taşınmazı 545.000,00 TL bedelle vekaletname ile satın aldığını, davacının dava konusu taşınmazın gerçek değerinin 545.000,00 TL değil en fazla 50.000,00 TL edeceğini, 7 Kasım 2013 tarihinde Eskidji tarafından yapılan Gayrimenkul müzayedesi "Samsun Lovelet AVM Mağazaları açık arttırması-Online Katalog" ile öğrendiğini, yapılan sözleşmenin nevi şahsına münhasır bir sözleşme olmakla mülkiyet hakkı vermiş gibi görünüp sözleşme konusu taşınmazda davacının bir tasarruf yetkisi bulunmadığını, davacının taşınmazı kendisi kullanamadığını, üçüncü kişiler ile kira sözleşmesi yapamadığını, sözleşmenin karmaşık kurallar içeren hukukla uğraşan insanların bile zor anlayacağı türden bir sözleşme olduğunu, pazarlamacılar aracılığı ile yapılan bir sözleşme olduğundan davacının deneyimsizliğinin ve düşüncesizliğinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini belirterek, belirsiz alacak davalarının kabulüne, BK. m. 28 gereğince edimler arası orantısızlıktan doğan 50.000.- TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile akdin kurulduğu 20.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, BK'nın 28/2 maddesi gereğince davanın açılması için bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında düzenlenen protokolün 20.03.2012 tarihinde düzenlendiği, BK'nın 28. maddesi gereğince bu tarihten itibaren hak düşürücü sürenin akdin düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl olduğu, bu sürenin 20.03.2013 tarihinde sona erdiği, davacının gabin iddiasına dayalı açılan bu davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: ...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/2287 · K. 2022/5599

7 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/7758 · K. 2022/3371

25 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2639 · K. 2022/1406

2 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/6285 · K. 2022/2327

24 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/5574 · K. 2022/2837

5 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2153 · K. 2022/1223

24 Şubat 2022