Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2019 tarih ve 2017/629 E- 2019/91 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.02.2020 tarih ve 2019/1106 E- 2020/237 K. sayılı karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen temyiz talebinin reddine dair 01.07.2020 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili asıl kararı ise davacı vekilince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının...
11. Hukuk Dairesi 2020/6659 E. , 2022/1233 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2019 tarih ve 2017/629 E- 2019/91 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.02.2020 tarih ve 2019/1106 E- 2020/237 K. sayılı karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen temyiz talebinin reddine dair 01.07.2020 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili asıl kararı ise davacı vekilince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının davalıya ait 2 adet taşınmazı tapudan resmi şekilde satın aldığını ve satış bedeli olarak da davalının icra borçlarını ödediğini, ancak daha sonra taşınmazların dava konusu olduğunun öğrenildiğini, bu nedenle 11.08.2017 tarihli sözleşme ve takip konusu bononun tanzim edildiğini, buna göre bono vadesinde ödenmediğinde hem tapuların davalıya iade edilmeyeceğinin hem de bononun takip yoluyla tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, davalının takip konusu bono bedelini ödemediğini, bu nedenle takibe yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, senedin korkutma yoluyla imzalatıldığını ve teminat senedi vasfında olduğunu, ayrıca tapu sicilinin aleni olduğunu ve satış sırasında davalı olup olmadığının açık olduğunu, imzalanan sözleşmenin de gabin nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan satın almış olduğu taşınmazların mülkiyetini davalıya devretmemiş olduğu, bu nedenle davalının takip tarihi itibariyle bonoya dayalı bir borcunun henüz doğmadığı, senedin, teminat senedi olma niteliğinin devam ettiği, ayrıca düzenlenen sözleşmenin de edimler arasında açık bir oransızlık bulunması, davalının müzayaka halinde olması ve davacının bilerek ve isteyerek bu durumdan yararlanmış olması nedeniyle geçersiz olduğu, takibin davacı tarafından kötü niyetli olarak başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın % 20'si olan 70.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, senedin korkutma yoluyla imzalatıldığı ve sözleşmede gabin durumunun olduğuna ilişkin bir delilin dosyaya sunulmadığı, sözleşme ve senedin geçerli olduğu, düzenlenen sözleşmede, bono bedelinin ödenmesin...