Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; davalı tarafın temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; aralarında kira ilişkisi bulunan davalının kiralananda projeye aykırı değişiklikler yaptığını, kira sözleşmesinde kiralananlardaki her türlü bakım, işletme, onarım ve hasar işlerinin kiracı tarafından karşılanacağının düzenlendiğini fakat davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kiralananın 03/01/2011 tarihinde tahliye edildiğini, mahkeme aracılığıyla davalının kullanımı sebebiyle kiralananda ortaya çıkan hasar bedelinin 1.830.169 TL, hasar onarım süresinin ise 4 ay olarak...
3. Hukuk Dairesi 2022/693 E. , 2022/1607 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; davalı tarafın temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; aralarında kira ilişkisi bulunan davalının kiralananda projeye aykırı değişiklikler yaptığını, kira sözleşmesinde kiralananlardaki her türlü bakım, işletme, onarım ve hasar işlerinin kiracı tarafından karşılanacağının düzenlendiğini fakat davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kiralananın 03/01/2011 tarihinde tahliye edildiğini, mahkeme aracılığıyla davalının kullanımı sebebiyle kiralananda ortaya çıkan hasar bedelinin 1.830.169 TL, hasar onarım süresinin ise 4 ay olarak belirlendiğini, tespit dosyasına dayalı olarak davalı aleyhine hasar tazmin bedeli ve onarım süresi kira bedelinin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini iddia ederek; takibe itirazın iptali ile lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı; İTÜ'ye yaptırılan inceleme sonucunda kiralanan taşınmazda güçlendirme çaışması yapılması veya taşınmazın yeniden inşa edilmesi gerektiği yönünde rapor alındığını, davacının bilgisi dışında projeye aykırı imalat veya yıkım yapılmadığını, gerekli bakım ve tadilatların yapıldığını, dava konusu binanın deprem riski dolayısıyla zorunlu olarak boşaltıldığını, binanın yıkılarak yeniden yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı yararına icra inkâr tazminatı takdirine yer olmadığına dair verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 18/04/2016 tarihli ve 2016/2233 Esas 2016/3110 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın temyiz dilekçesi süre yönünden reddedildikten sonra, tespit raporunda onarım gerektiren işlerin olağan kullanımdan mı kaynaklandığı yoksa kötü kullanımdan mı kaynaklandığının açık şekilde belirtilmediği, mahkemece bu husus üzerinde durularak bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınarak davalının kazanılmış hakları da dikkate alınmak suretiyle hor kullanma tazminatının belirlenmesi gerektiğinden bahisle davalı lehine bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; davanın kısmen kabulü ile takibin 1.829.326,86 TL asıl alacak üzerinden devamına dair verilen hüküm, davalının temyizi üzerine, Dairece verilen 15/01/2020 tarihli ve 2019/5552 E. 2020/206 K. sayılı kararla; taraflar arasında birden fazla kira sözleşmesi olduğunun anlaşıldığı, hor kullanım nedeniyle oluşan zarar belirlenirken her bir kira sözleşmesinin ve kiralananın cinsi ile durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken o...