Taraflar arasında görülen davada İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.04.2019 gün ve 2019/106 - 2019/102 sayılı kararı bozan Daire'nin 18.02.2021 gün ve 2019/2929 - 2021/1440 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalılar tarafından imzalanan 09.01.2010 tarihli protokol ve eki belgelerde, müvekkilinin dava dışı şirkete vermiş olduğu borcun üstlenildiğini, protokol hükümleri uyarınca şirket ortaklarının bir araya gelerek şirket borçlarını çıkardıklarını ve her bir ortağın bu borçları ortak sayısına bölerek şahsen ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, buna rağmen...
11. Hukuk Dairesi 2021/4983 E. , 2022/1334 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.04.2019 gün ve 2019/106 - 2019/102 sayılı kararı bozan Daire'nin 18.02.2021 gün ve 2019/2929 - 2021/1440 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalılar tarafından imzalanan 09.01.2010 tarihli protokol ve eki belgelerde, müvekkilinin dava dışı şirkete vermiş olduğu borcun üstlenildiğini, protokol hükümleri uyarınca şirket ortaklarının bir araya gelerek şirket borçlarını çıkardıklarını ve her bir ortağın bu borçları ortak sayısına bölerek şahsen ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, buna rağmen müvekkili alacağının ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderildiğini ancak yine davalılar tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 300.000,00 TLnin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin şirketteki payını 09.01.2010 ve 12.01.2010 tarihli ortaklık devri sözleşmeleri ile 2010 yılında ...'a devrettiğini, dava konusu borçtan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-) Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-) Davacı, dava dışı Üstün Kardeşler...A.Şden 300.000 TL alacağı olduğunu, adı geçen şirketin ortaklarının 09.01.2010 tarihli sözleşmeyle bu borcu üstlendiğini ileri sürerek, alacağının davalının da aralarında bulunduğu şirket ortaklarından müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. 6098 sayılı TBKnın 196. maddesi, Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır. hükmünü haizdir. Somut olayda, anılan yasa hükmüne göre geçerli bir borç üstlenmesinin mevcut olup olmadığının tartışılması gerekmekte olup, davacı bu hususta 09.01.2010 tarihli sözleşmeye dayanmaktadır. 09.01.2010 tarihli, dava dışı şirketin tüm ortaklarının...