Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.11.2019 tarih ve 2019/184 E- 2019/885 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.07.2020 tarih ve 2020/324 E- 2020/734 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili ile davalı borçlular arasında imzalanan 07/06/2016 tarihli Kefalet Taahhütnamesi gereği, müvekkili kuruluşun kefaleti ile Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. tarafından davalı...
11. Hukuk Dairesi 2020/7060 E. , 2022/1342 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.11.2019 tarih ve 2019/184 E- 2019/885 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.07.2020 tarih ve 2020/324 E- 2020/734 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili ile davalı borçlular arasında imzalanan 07/06/2016 tarihli Kefalet Taahhütnamesi gereği, müvekkili kuruluşun kefaleti ile Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. tarafından davalı şirkete ticari kredi kullandırıldığını ancak davalı tarafça kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle borcun kefalet sözleşmesi gereği müvekkili tarafından ödendiğini, davalıların borcun tamamından müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduklarını, bu kez davalılara yapılan ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü' nün 2018/3578 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini, davalı borçluların yetkiye ve borca itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; müvekkillerinin adresi itibariyle İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun düzenlenmediğini, müvekkillinin asıl alacağa işletilen takip öncesi faizden sorumlu olmadığını, işletilen faizin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca masraf taleplerinin yasal olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılmış kefalet sözleşmesinde yetkili icra daireleri açıkça belirtilmemiş olup, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'daki yetki kuralları ve 6. maddedeki düzenleme gereğince davalı borçlular hakkındaki takibin, takibin başlatıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairelerinde başlatılması gerektiği, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle asıl borçlu adresinin Sarıyer-İstanbul olduğu ve tebligatın da adı geçen davalı şirkete bu adreste yapıldığı, diğer takip borçlularının adresleri de Bakırköy ilçe sınırları içinde olmadığı, takibin başlatıldığı Bakırköy İcra Daireleri yetkisiz olup, İstanbul İcra Dairelerinin takipte yetkili olduğu, yetki itirazının geçerli ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın HMK' nın 114/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davanın usulden reddi nedeniyle koşulları oluşmad...