Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/16558 · K. 2022/1884
Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/16558 K. 2022/1884

E. 2021/16558K. 2022/18842 Mart 2022
yargılamanın yenilenmesikazandırıcı zamanaşımı zilyetliğitapu iptalitapu iptali ve tescilzilyetliktapusuz taşınmaztapuya tescilorman niteliğibozma kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan 2733 parsel sayılı 1.555,00 m² yüzölçümündeki parsel, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosunda, 28074 ada 57 parsel sayılı taşınmaz, 1.554,85 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi tapu kütüğünde olduğu gibi şeklinde tesbit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, 26.10.2010 tarihinde parselin yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle ... adına tapuya tescili...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2021/16558 E. , 2022/1884 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan 2733 parsel sayılı 1.555,00 m² yüzölçümündeki parsel, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosunda, 28074 ada 57 parsel sayılı taşınmaz, 1.554,85 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi tapu kütüğünde olduğu gibi şeklinde tesbit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, 26.10.2010 tarihinde parselin yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle ... adına tapuya tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/2367 Esas, 10343 Karar sayılı kararıyla hükmün araştırmaya yönelik olarak bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına verilmiştir. Kadastro Mahkemesince bozma kararından sonra yeniden yapılan yargılama sonucu Orman Yönetiminin 22/2-a uygulamasına yönelik davasının reddine, dava konusu taşınmazın uygulama tutanağındaki gibi tapuya tesciline, mülkiyete yönelik dava yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, davacı ... Yönetiminin talebi üzerine dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre eldeki dava, kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. HMK'nin 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK'un 187/4'de ilk itiraz olarak nitelenen bu husus HMK'nin 114/1-ı hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir. Aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca, taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği gibi, mahkemece de davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilerek, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden r...

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9547 · K. 2022/1883

2 Mart 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9359 · K. 2022/1864

2 Mart 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9369 · K. 2022/1867

2 Mart 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/8946 · K. 2022/1891

2 Mart 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/9556 · K. 2022/1865

2 Mart 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2022/1855 · K. 2022/6748

6 Eylül 2022