Taksirle yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 89/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2019 tarihli ve 2018/1000 esas, 2019/232 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesinin şartlarından olan 5271 sayılı Kanunun 231/6-c maddesinde yer alan "Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince somut bir zarar tespiti yapılması amacıyla katılandan da sorulmak suretiyle basit bir araştırma ile katılanın zararının tespit edilerek, zararın giderilmesi amacıyla sanıklara makul bir süre verilmesini müteakip,...
12. Ceza Dairesi 2021/9458 E. , 2022/1572 K.
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 89/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2019 tarihli ve 2018/1000 esas, 2019/232 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesinin şartlarından olan 5271 sayılı Kanunun 231/6-c maddesinde yer alan "Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince somut bir zarar tespiti yapılması amacıyla katılandan da sorulmak suretiyle basit bir araştırma ile katılanın zararının tespit edilerek, zararın giderilmesi amacıyla sanıklara makul bir süre verilmesini müteakip, oluşacak sonuca göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 26/03/2019 tarihli kararın gerekçe kısmında sanıkların bilinçli taksirli olduğunun kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89/1 ve 89/2. maddeleri uyarınca verilen cezanın anılan Kanunun 22/3. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13/10/2021 gün ve 94660652-105-06-14839-2021-Kyb sayılı sayılı Kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/11/2021 gün ve 2021/127529 sayılı tebliğnamesi ile ihbar ve dava evrakı daireye tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Ayrıntıları 14.11.1977 tarihli ve 1977/3-2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 2016/23-759, 2019/425 sayılı kararıyla uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında vurgulandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile hakim tarafından ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerek usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ve ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesinden dolayı bu amaçlara hizmet etmeyen ve sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararına olmadığı gibi, bu uygulamanın kesin hüküm otoritesini sarsacağı da açıktır. Aynı nedenlerle olağan yasa yollarına göre, kapsamının dar ve sın...