Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, iş sözleşmesinin feshedildiğini, işe ilk girdiğinde işçi statüsünde olduğunu, 08.11.1996 tarihinde davacının ... şubesinde şube müdürlüğüne atandığını, zamanla dayatılan sözleşmeler ile diğer işçilerin işvereni konumuna getirildiğini, davalının muvazaalı uygulamalarla davacıyı işçilerin alacaklarından ve haklarından tek sorumlu tuttuğunu, prim ve vergi ödemelerinin borçlusu yaptığını, bu amacın gerçekleştirilebilmesi için davacıdan boş bir teminat senedi alındığını, davalının Türkiyedeki tüm şube müdürlerine rızalarını almadan, dayatma...
9. Hukuk Dairesi 2022/1747 E. , 2022/2835 K.
"İçtihat Metni"BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 41. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, iş sözleşmesinin feshedildiğini, işe ilk girdiğinde işçi statüsünde olduğunu, 08.11.1996 tarihinde davacının ... şubesinde şube müdürlüğüne atandığını, zamanla dayatılan sözleşmeler ile diğer işçilerin işvereni konumuna getirildiğini, davalının muvazaalı uygulamalarla davacıyı işçilerin alacaklarından ve haklarından tek sorumlu tuttuğunu, prim ve vergi ödemelerinin borçlusu yaptığını, bu amacın gerçekleştirilebilmesi için davacıdan boş bir teminat senedi alındığını, davalının Türkiyedeki tüm şube müdürlerine rızalarını almadan, dayatma ile şubede çalışan işçilerin müdürlerin işçisi olduğuna dair muvazaalı sözleşmeler imzalattığını, davacının acente sorumluluğunu taşıyacak derecede bağımsız bir tacirin çalışma şartlarını haiz olmadığım, nitekim göreviniz buraya kadar denilerek işten çıkarıldığını, halbuki sözleşmeler ile kendisine bağımsız bir acente vasfı verilmiş olduğunu, davacının davalı tarafça işçi gibi görüldüğünü, şubenin bağımsız bir işyeri değil davalıya bağımlı bir birim olduğunu, işleyişin tamamen davalının emir ve talimatlarıyla gerçekleştirildiğini, muvazaalı bir durum yaratıldığını iddia ederek bir kısım işçilik alacakları ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi borçlarından sorumlu olmadığının tespitine, teminat senedi olarak verilen senedin davalıdan celbedilerek hıfzedilmesine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı işe işçi olarak başlamışsa da sonrasında acenteliğe talip olduğunu, 16.09.1996 tarihi itibariyle acente olduğunu ve 1996-2010 yılları arasında acente olarak faaliyet gösterdiğini, acentelik sözleşmesinin 02.03.2010 tarihinde karşılıklı imzalanan protokolle sona erdiğini, kimseye zorla acentelik sözleşmesi imzalatılmadığım, davacı ile süregelen uzun ticari ilişkide dönemsel olarak sözleşmeler imzalandığını, davacının bugüne kadar itiraz etmediğini, davacının muvazaalı yola başvurmasına sebep teşkil edecek menfaati bulunmadığını, davacının acentelik sisteminde acentelere ödediği hak ediş miktarının sabit işçi maaşının kat kat üzerinde olduğunu, davacıya ait ticari defter ve kayıtlarda 1.992,38 TL sabit bir maaş ödemesi bulunmadığını, masraf formu içine müdür maaşı adı altında bir kalem belirtilmesinin davacıya hak edilen desteği sağlamaktan ibaret olduğunu, davacının sırf kendi işyerine ait resmi kurum borçlarından kurtulmak amacıyla kendinin işçi statüsünde çalıştığını ileri sürmesinin dürüstlük kuralına...