Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.01.2014 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.09.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkilinin 1252 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazda davalı tarafından uzun zaman önce inşa edilmiş trafo binası bulunduğunu, davalının bu trafo binası ile ilgili hiçbir haklı ve hukuki dayanağı olmadan, taşınmazı haksız olarak işgal ettiğini, davalı lehine intifa hakkı bulunmadığı gibi binanın mimari projesinde de trafonun yer almadığını, davalı tarafa yazılı ve sözlü...
7. Hukuk Dairesi 2021/4507 E. , 2022/1724 K.
"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.01.2014 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.09.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin 1252 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazda davalı tarafından uzun zaman önce inşa edilmiş trafo binası bulunduğunu, davalının bu trafo binası ile ilgili hiçbir haklı ve hukuki dayanağı olmadan, taşınmazı haksız olarak işgal ettiğini, davalı lehine intifa hakkı bulunmadığı gibi binanın mimari projesinde de trafonun yer almadığını, davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca müracaatta bulunulmasına rağmen müdahaleye devam edildiğini belirterek, haksız işgalin önlenmesine ve trafonun kaldırılmasına, davalının 16.12.2011 tarihinden itibaren hesaplanarak 1.500,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle taraflarına ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili davanın reddini istemiştir. İhbar olunan TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, elatmanın önlenmesi bakımından davacının aktif dava ehliyeti kalmadığından davanın usulden reddine, ecrimisil bakımından ise ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından ecrimisil yönünden temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/4236 Esas, 2019/7903 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı şirket dava konusu taşınmazı 24.05.2010 tarihinde Özelleştirme İdaresinden satın aldığına, tapu kayıtlarında ve şartnamede TEDAŞ lehine irtifak hakkı olduğuna dair şerh bulunmadığına göre, davalının 3. kişi durumunda olması nedeniyle, satın almadan itibaren aradan uzun zaman da geçmediğine göre mahkemenin davacı tarafın trafonun varlığına zımni izin verdiği şeklindeki kabulü doğru değildir. Mahkemece, bilirkişilerden yukarıda belirtilen ilkeler ve esaslar doğrultusunda bilimsel verilere uygun, denetime elverişli şekilde rapor alınmak suretiyle taşınmazın trafo olmaksızın arsa niteliğiyle 25,62 m2lik alanının kira bedeli talep tarihi olan 16.12.2011 tarihi itibariyle belirlenip, sonraki yıllar için ÜFE endeksi uygulanmak suretiyle davacının talep edebileceği ecrimisil miktarı tespit edildikten sonra, belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahkemece, davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan haksız işgalin önlenmesi ...