Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/6799 · K. 2022/1648
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6799 K. 2022/1648

E. 2020/6799K. 2022/16489 Mart 2022
icra takibialacağın tahsiliispat yükütakibin iptali
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.04.2019 tarih ve 2017/143 E. - 2019/131 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.07.2020 tarih ve 2019/1630 E. - 2020/797 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı Sarayköy İcra Müdürlüğü'nün 2016/491 esas sayılı takip dosyasına konu senet üzerindeki imzanın müvekkilinin babası olan ve 02/10/2013 tarihinde vefat eden...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/6799 E. , 2022/1648 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.04.2019 tarih ve 2017/143 E. - 2019/131 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.07.2020 tarih ve 2019/1630 E. - 2020/797 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı Sarayköy İcra Müdürlüğü'nün 2016/491 esas sayılı takip dosyasına konu senet üzerindeki imzanın müvekkilinin babası olan ve 02/10/2013 tarihinde vefat eden murisi ...'in eli ürünü olmadığını, murisin ileri derecede koah hastası olup Denizli 6. Noterliği'nin 15.01.2009 tarih 1108 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamesine istinaden murisin tüm işlemleri ile müvekkilinin ilgilendiğini, murisin böyle bir borçlanma yapmasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davalının ise müvekkilin murisi ile on beş yıl birlikte yaşadığı, murisin ekonomik durumunun iyi olduğunu, kendisinden ekonomik olarak daha kötü duruma sahip olan davalıdan borç almaya ihtiyacının olmadığını, müvekkilinin murisinin dayanaksız bir senedi imza altına alacağını düşünmediğini, takip konusu alacağın gerçek bir alacak niteliği teşkil etmediğini ileri sürerek takibe konu bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini ve % 20 oranında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin davacının murisi olan ...'den alacağının tahsili amacıyla tek mirasçısı olan davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının senet keşidecisi olan murisin mirasını reddetmediğini, ...'in koah hastası olduğunu, uzunca bir süre müvekkili ile birlikte yaşadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereği davacının dosyaya yazılı bir delil sunmadığını, müvekkilinin ekonomik durum ve iştigali göz önüne alındığında davacının müvekkilinin muris ...e borç veremeyeceği iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; muris ...'in tek mirasçısının davacı olduğu, icra takibine konu edilen 05.11.2012 tanzim, 05.10.2016 vade tarihli ve 80.000,00 TL bedelli senet üzerinde bulunan ve davacı murisi borçlu adına atılan imzanın Adli Tıp Kurumu raporuna göre muris ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumun borçlu lehine yorumlanması gerektiği, bonodaki imzanın borçluya ait olduğunun ispat yükünün alacaklıda olduğu, davacının murise ait olduğu isp...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6898 · K. 2022/1373

1 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5260 · K. 2022/1679

9 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8463 · K. 2022/4866

14 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8006 · K. 2022/4886

15 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8101 · K. 2022/4863

14 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8459 · K. 2022/4865

14 Haziran 2022