Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/10566 · K. 2022/3941
Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/10566 K. 2022/3941

E. 2020/10566K. 2022/39419 Mart 2022
bilirkişi raporuimar planıkamulaştırmakıymet takdirirayiç bedeltapu iptalitaşınmaz satışı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul...

Karar Metni

5. Hukuk Dairesi 2020/10566 E. , 2022/3941 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahlkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/213 Esas - 2019/300 Karar sayılı ilamının incelenmesinde, Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu İstanbul İli, Adalar İlçesi, Maden Mahallesi, 73 ada, 11 parsel sayılı, 528,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 1/2 hissesinin davacı tarafından 31/12/1985 tarihinde satış yoluyla edinildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/125 Esas, 2004/92 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 06/06/2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 20/05/2015 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. TMK'nın 1007. maddesindeki şartların oluştuğunun kabulü ile tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; İstanbul İli, Adalar İlçesi, Maden Mahallesi, 73 ada, 11 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaza kıyasen uygulanan Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihi itibarıyla karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygun emsal bulunmadığı gerekçesi ile emsal kıyaslaması yapılmadan Yılmaz Türk Caddesi emlak rayiç bedeline endeks uygulamak suretiyle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re's...

Benzer Kararlar

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/10567 · K. 2022/3940

9 Mart 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/10843 · K. 2022/4005

9 Mart 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/9006 · K. 2022/4631

15 Mart 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/10847 · K. 2022/4002

9 Mart 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/10093 · K. 2022/4626

15 Mart 2022

Yargıtay5. Hukuk Dairesi

E. 2020/9107 · K. 2022/3846

8 Mart 2022