Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.09.2020 tarih ve 2020/30 E. - 2020/637 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette aralıksız ve kesintisiz olarak 01.10.1992 tarihinden 05.06.2001 tarihine kadar çalıştığını, işin sırları ve ticari yöntemleri bakımından özellik arz eden bir iş olması, dünyada bu iş ile meşgul çok az sayıda işyeri bulunması nedeniyle iş sırlarının korunması adına davalı ile 04.06.2001 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığını, davalının bu sözleşme ile şirketin...
11. Hukuk Dairesi 2020/8407 E. , 2022/1954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.09.2020 tarih ve 2020/30 E. - 2020/637 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette aralıksız ve kesintisiz olarak 01.10.1992 tarihinden 05.06.2001 tarihine kadar çalıştığını, işin sırları ve ticari yöntemleri bakımından özellik arz eden bir iş olması, dünyada bu iş ile meşgul çok az sayıda işyeri bulunması nedeniyle iş sırlarının korunması adına davalı ile 04.06.2001 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığını, davalının bu sözleşme ile şirketin iştigal konusu olan maddelerin üretimi ve/veya satışı ile ilgili çalışan hiç bir firmada çalışmayacağını, danışmanlık yapmayacağını, bilgi ve belge vermeyeceğini kabul ettiğini, davalının rekabet yasağı sözleşmesinin ardından işten kendi isteği ile ayrılarak müvekkili ile aynı faaliyet alanında üretim yapan rakip firmalarda görev alarak rekabet yasağı sözleşmesinde belirtilen taahhüde aykırı hareket ettiğini ileri sürerek 50.000 USD cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı işyerinde çalışmakta iken ekonomik kriz sonrası işten çıkartılmak istendiğini, kendisine tazminatlarının ödenmesi şartıyla davaya konu taahhütnamenin imzalatıldığını, bu taahhütnamenin BK. 349. maddesi gereğince hukuken batıl olduğunu, süre, yer ve konu itibari ile sınırlamanın getirilmediğini, işverenin uğradığı zararın bulunmadığını, tüm iş kollarını kapsayan ya da geniş düşünülen sınırlamaların hukukumuzda geçerli sayılmadığını, müvekkilinin davacı işyerinden ayrıldıktan sonra başka firmalarda çalışmaya başladığını, işten ayrılalı ve taahhütnamenin imzalandığı tarihten itibaren 13 sene geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Borçlar Kanununda cezai şarta ilişkin olarak özel bir zamanaşımı süresinin belirtilmediği, zamanaşımına ilişkin özel bir hükmün bulunmadığı hallerde genel zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, 10 yıllık sürenin başlama tarihinin ise davalının davacı firmadan ayrılıp başka bir firmada çalışmaya başladığı gün olan 01.12.2001 tarihi olduğu, zamanaşımı süresi mutlak ve azami bir süre olması sebebiyle davalının başka bir firmada çalışmaya devam ettiği süre zarfında zamanaşımı süresinin durmayacağı ve kesilmeyeceği, dava tarihi ve de davalıya gönderilen ihtarname tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası i...