Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26 ncı maddesi; (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. hükmünü amir olup, "Taleple bağlılık ilkesi" emredici nitelikte olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca...
9. Hukuk Dairesi 2022/2334 E. , 2022/3538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26 ncı maddesi; (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. hükmünü amir olup, "Taleple bağlılık ilkesi" emredici nitelikte olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca kendiliğinden göz önünde tutulur. 6100 sayılı Kanun'un 297'nci maddesine göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı genel tatil ücretini dava dilekçesinde 100,00 TL talep etmiş, ıslah dilekçesinde de bu miktarı 2.045,34 TL'ye artırdığını belirterek talepte bulunmuş olmasına rağmen Mahkemece hüküm fıkrasında bu talebi aşılarak 2.145,34 TL'ye hükmedilmesi 6100 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesine aykırılık teşkil etmekte olup daha önceki bozma kararında maddi hataya dayalı olarak bu hususun gözden kaçırılması davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından ve ayrıca davacının hafta tatili ücreti alacağı ile fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin hüküm kurulurken talepten fazla olan miktarları kabul olarak belirtip taleple bağlı kalındığı belirtilmeksizin hüküm kurulması da 6100 sayılı Kanun'un 297'nci maddesine aykırı olduğundan hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, temyiz konusu hükmün ikinci, üçüncü ve dördüncü bentlerinin tamamen çıkartılarak, yerlerine; "2-Bilirkişi tarafından net 3.203,57 TL olarak hesap edilen bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak net 2.135,57 TL olarak kabulü ile taleple bağlı kalınarak net 2.045,00 TL bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacağının net 100,00 TL'sinin dava tarihi olan 24/06/2015 tarihinden itibaren ve net 1.945,34 TL'sinin ıslah tarihi olan 05/09/2016...