Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/592 · K. 2022/356
YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/592 K. 2022/356

E. 2020/592K. 2022/35622 Mart 2022
tazminatsigorta sözleşmesimanevi tazminatbozma kararıispat yükükamu hizmetivekalet sözleşmesimaddi tazminatsözleşme süresitazminat davasıistinaf başvurusunun kabulüidari para cezasıilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasımaddi zararmaddi ve manevi tazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacılar vekili; müvekkili ...in diğer müvekkili ...'ın çocuğu olduğunu, davalı ... şirketinin Tıbbî Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi gereğince...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2020/592 E. , 2022/356 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacılar vekili; müvekkili ...in diğer müvekkili ...'ın çocuğu olduğunu, davalı ... şirketinin Tıbbî Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi gereğince 400.000TL teminat limiti dahilinde Kadın Doğum Uzmanı Dr. ...'ın maddi ve manevi zarardan doğan sorumluluğunu üstlendiğini, müvekkili ...'ın hamileliği boyunca Kadın Doğum Uzmanı Dr. ... tarafından takip edildiğini, ne var ki anılan doktorun tıbbî kötü uygulaması sonucu hamilelikte teşhis edilememiş olması nedeniyle müvekkili ...in down sendromlu olarak doğduğunu, sigortalı doktorun yanlış bilgilendirmesi nedeniyle sağlıklı bir çocuk sahibi olmayı bekleyen müvekkili ...ın şok yaşadığını ve sakatlığın giderilmesi veya gebeliğin sonlandırılması ihtimallerinden yoksun bırakıldığını, anılan doktorun yüksek özen borcu altında olduğunu ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığının izahtan vareste olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 10.000TL maddi tazminat (bakıcı ücreti dahil) ve 60.000TL manevi tazminat ile müvekkili ... için 30.000TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama aşamasında müvekkili ... için maddi tazminat talebini 310.000TL'ye yükseltmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; sigortalı hekim tarafından gereken her türlü tetkik ve testlerin yapıldığını, sigorta sözleşmesi kapsamında hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbî standardın uygulanmamış olması gerektiğini, tıbbî standardın ise, hekimin tedavi amacına ulaşması için gerekli olan ve denenerek ispatlanmış bulunan hekimin tecrübesi ve doğa bilimlerinin o anki ulaştığı düzeyi ifade ettiğini, sigortalı hekimin mesleğinin gereğini başarılı bir şekilde yerine getirdiğini, hekim tarafından gebe takibinde rutin olarak gerçekleştirilen tüm test ve tetkiklerin gerçekleştirildiğini, dava konusu olayda hekimlerin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi iddia edilen zarar ve gerçekleştirilen tedavi arasında illiyet bağının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Ankara 1. Asliye Ticaret Ma...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 11

XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 33

2. Yargılama usulü

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 502

A. Tanımı

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 510

III. Vekâlet verenin borçları

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 33

Hukukun uygulanması

Benzer Kararlar

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/649 · K. 2022/197

24 Şubat 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/333 · K. 2022/944

15 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/661 · K. 2022/942

15 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2019/716 · K. 2022/707

24 Mayıs 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2022/986 · K. 2022/3550

23 Haziran 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/339 · K. 2022/723

24 Mayıs 2022