Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.03.2020 tarih ve 2019/614 E. - 2020/244 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 20/12/2004 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca yıllık 900 ton beyaz ürün alma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 2006-2011 yılları boyunca toplam 3616 ton eksik ürün alındığını, sözleşme uyarınca hesaplanan cezai şart alacağının 542.400 Amerikan Doları olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere...
11. Hukuk Dairesi 2020/8354 E. , 2022/2301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.03.2020 tarih ve 2019/614 E. - 2020/244 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 20/12/2004 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca yıllık 900 ton beyaz ürün alma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 2006-2011 yılları boyunca toplam 3616 ton eksik ürün alındığını, sözleşme uyarınca hesaplanan cezai şart alacağının 542.400 Amerikan Doları olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik 10.000 Amerikan Dolarının devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 30/11/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki dava değerini 51.466,80 Amerikan Doları (120.854,98 TL) olarak arttırmıştır. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile iki ayrı istasyon için iki ayrı akaryakıt bayilik sözleşmesinin yapıldığını, her iki istasyon için daha sonra iptal edilen tek taahhütname verildiğini, taahhütnamenin her iki istasyondaki alımı kapsadığını, 14/03/2007 tarihinde sözleşmenin karşılıklı rıza ile feshedildiğini, taahhütnamenin de geçersiz hale geldiğini, bununla birlikte davacının 21/12/2004 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesinden sonra sözleşme süreci içinde dava konusu cezai şarta ilişkin olarak hiçbir dava açmadığı gibi ihtirazi kayıt koymaksızın ticari ilişkiye devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin özel ceza koşulu niteliğinde bulunan 11/d maddesi uyarınca sözleşmenin feshinden sonraki dönem satılamayan akaryakıt nedeniyle uğranılan ve davacı tarafça talep edilebilecek zararın 35.400,00 Amerikan Doları olduğu gerekçesi ile, dava ve ıslah dilekçesi dikkata alınarak davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 Amerikan Dolarının dava tarihinden, 25.400,00 Amerikan Dolarının ise 30/11/2015 ıslah tarihinden itibaren devlet bankalarının Amerikan Doları cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile faiz uygulanmak üzere davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. 1- Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan asgari alım taahhüdü ihlaline dayalı cezai şart istemine ili...