Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2017/11286 · K. 2022/5039
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/11286 K. 2022/5039

E. 2017/11286K. 2022/503924 Mart 2022
iptal kararıKDV beyannamesisahte fatura
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre; suça konu faturaların sadece Nisan ve Haziran/2010 KDV beyannamesi dönemlerinde kullanıldığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiil ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2017/11286 E. , 2022/5039 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre; suça konu faturaların sadece Nisan ve Haziran/2010 KDV beyannamesi dönemlerinde kullanıldığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiil ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında fazla ceza tayini, 2) Zincirleme suç hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin 43/1 yerine 43/2 olarak yanlış gösterilmesi, 3) 5237 sayılı TCKnin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/11428 · K. 2022/4093

14 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/10351 · K. 2022/3590

3 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/11662 · K. 2022/4430

16 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/17130 · K. 2022/10607

30 Mayıs 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/16109 · K. 2022/4914

23 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2017/17210 · K. 2022/11988

8 Haziran 2022