Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davacı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/03/2022 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 24/09/2018 tarih, 2018/442 Esas ve 2018/8109 Karar sayılı ilamında özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zarar gören emtianın miktarı ile tutarının belirlenmesine ilişkin belirlemelerin hatalı olduğu; riziko tarihinden önce fiilen mevcut olup da olay nedeniyle hasara uğrayan emtia için hesaplama...
4. Hukuk Dairesi 2021/23744 E. , 2022/5950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davacı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/03/2022 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 24/09/2018 tarih, 2018/442 Esas ve 2018/8109 Karar sayılı ilamında özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zarar gören emtianın miktarı ile tutarının belirlenmesine ilişkin belirlemelerin hatalı olduğu; riziko tarihinden önce fiilen mevcut olup da olay nedeniyle hasara uğrayan emtia için hesaplama yapılması gerektiği; hesaplama yapılırken, sadece ticari defterlere işlenen faturalardaki mal miktar ve bedellerinin esas alınması ile yetinilemeyeceği ve hasar anında davacı depolarında fiilen mevcut olan emtia miktarı ve bedelinin dikkate alınması gerektiği gözetilerek, oluşturulacak başka bir uzman bilirkişi heyetinden, tespit dosyasında alınan 11/01/2012 tarihli bilirkişi raporunda, davacı depolarının alanı ve depoların hacmine göre alabileceği buğday miktarına ilişkin yapılmış belirlemelerin, davacı yanın su baskınından hemen sonra kurtardıklarını bildirdiği 40 tonluk buğday miktarına ilişkin beyan ve kabulünün bir bütün olarak ele alınması ve hasar tarihinden önceki yıla ait ticari defter ve kayıtlar ile muhasebe belgeleri de incelenip, su baskını olayından önce mevcut olup da olay nedeniyle hasar gören sigortalı emtianın miktar ve bedelinin (davacı tarafça kurtarılan emtia bedeli düşülüp) ayrıntılı biçimde tespiti, poliçedeki muafiyet klozuna göre hasar bedelinden gerekli indirimin yapılması konularında rapor alınıp karar verilmesi; sigortalı işyerinin, önünden geçen karayolundan 1,8 metre düşük kotta yer aldığı, kot farkı sonucu, aşırı yağışların su baskınına yol açması nedeniyle 2005, 2006, 2007 ve 2009 yıllarının sonbahar-kış aylarında davacı depolarında hasar oluştuğu, davacının herbir hasar için farklı sigorta şirketlerinden hasar bedeli tahsil ettiği; davaya konu olayın gerçekleştiği 2011 yılı Aralık ayından önce aynı sebepten davacının ticari emtiasının hasar gördüğü, tespit dosyasında alınan 29/12/2011 tarihli inşaat mühendisi bilirkişinin raporunda, yüzey sularının tahliyesine ilişkin sistemin yetersizliğine ilişkin tespitler yapıldığı; işyeri yaklaşık 6 yıldır 4 kez aynı sebeple ve aynı şekilde hasara uğrayan, tacir olan davacı sigortalı yönünden de basiretli davranma zorunluluğunun cari olduğu gözetilerek, rapor alınacak bilirkişi heyetine konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişinin de dahil edilmesiyle, sigortalı işyerine ait su tahliye sisteminin ...