Davacı, 2011-2015 yılları arasında davalıya ait işyerinde görsel sunum yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını, işverence imzalatılan 30.06.2015 tarihli dilekçede iş sözleşmesinin ailevi sorunları sebebiyle yasal hakları ödenmek kaydıyla işverence feshini istediği belirtilmiş ise de ailevi hiçbir sorunu olmadığını, söz konusu dilekçe ile işverenin fesih yazısı ve ikale sözleşmesinin tarihlerinin dahi aynı olduğunu, işveren feshinin ikale gibi gösterildiğini, davacının işten ayrılmak gibi bir niyetinin olmadığını, ikale sözleşmesi yapılsa bile sözleşmeye göre kendisine makul yarar sağlanmadığını beyan ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, davacı ile işveren arasında ikale sözleşmesi bulunmadığını, iş sözleşmesinin davacının bu yöndeki talebi üzerine...
9. Hukuk Dairesi 2022/1559 E. , 2022/4082 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 24. Hukuk Dairesi
Davacı, 2011-2015 yılları arasında davalıya ait işyerinde görsel sunum yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını, işverence imzalatılan 30.06.2015 tarihli dilekçede iş sözleşmesinin ailevi sorunları sebebiyle yasal hakları ödenmek kaydıyla işverence feshini istediği belirtilmiş ise de ailevi hiçbir sorunu olmadığını, söz konusu dilekçe ile işverenin fesih yazısı ve ikale sözleşmesinin tarihlerinin dahi aynı olduğunu, işveren feshinin ikale gibi gösterildiğini, davacının işten ayrılmak gibi bir niyetinin olmadığını, ikale sözleşmesi yapılsa bile sözleşmeye göre kendisine makul yarar sağlanmadığını beyan ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, davacı ile işveren arasında ikale sözleşmesi bulunmadığını, iş sözleşmesinin davacının bu yöndeki talebi üzerine işverence feshedildiğini, keza davacının işsizlik sigortasından yararlanmak istediğini, işçinin sözleşmenin feshini istemesinin işveren yönünden geçerli sebep oluşturduğunu, sulh sözleşmesi ile de bu hususların düzenlendiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, tanık anlatımları, emsal kararlar, davacı asilin yemini ve diğer tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafından teklifin davacıdan geldiği ve sulh yolu ile iş akdinin sona erdirildiği iddia edilmiş ise de, davalı tarafından benzer gerekçelerle çalışanların iş akdinin feshedildiği, davacının ayrılma iradesinin bulunmadığı, ikale teklifinin davacıdan geldiğinin kabul edilemeyeceği, davalı tarafından ikale için gerekli menfaatin de sağlanmadığı, bu şekilde işveren tarafınca yapılan feshin geçerli nedene dayalı olarak yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı taraf istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, fesih bildirimi ve davacının yemini de dikkate alındığında feshin işveren tarafından gerçekleştirildiğinin, feshin geçerli nedene dayandığının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli 2018/6612 esas 2018/17548 karar sayılı ilamı ile davalı tarafın temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiştir. Davalının, Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz süresini kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak göstermesi üzerine belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunmalarına rağmen temyiz başvuruları süreden reddedilerek mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli kararı ile başvurucunun Anayasanın 36. maddesind...