Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.09.2020 tarih ve 2020/135 E. - 2020/899 K. sayılı karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine dair verilen 01.12.2020 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, asıl karar ise davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının ... Şubesi'nin müşterisi olduğunu, davalı banka ile müvekkili arasında 06.03.2013...
11. Hukuk Dairesi 2021/550 E. , 2022/2595 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.09.2020 tarih ve 2020/135 E. - 2020/899 K. sayılı karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine dair verilen 01.12.2020 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, asıl karar ise davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının ... Şubesi'nin müşterisi olduğunu, davalı banka ile müvekkili arasında 06.03.2013 tarihli 7.000.000.- TL tutarında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, hesabın 07.01.2015 tarihinde kapatılarak ilişik kesilmek istendiğinde aynı hesaba bağlı sair kredilerle birlikte tüm borcun toplam 14.391.138,82 TL olarak bildirildiğini, müvekkilinin bu bedeli ödeyip kredilerini kapattığını, ancak müvekkili şirketten 472.500.- TL erken kapama komisyonu tahsil edildiğini, bunun ne şekilde hesaplandığının anlaşılamadığını, erken kapama komisyonu oranının banka tarafından keyfi olarak arttırılamayacağını ileri sürerek şimdilik 5.000.- TL'nin 07.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak banka mevduat faiziyle birlikte istirdatını talep etmiş; 15.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 152.618,33 TL' ye çıkarmıştır. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmede davacının para akışına dair tüm işlemlerinin müvekkili banka üzerinden yapılacağı yönünde taahhüt olmasına rağmen davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, Kredi Kayıt Bürosu raporlarına göre yıllık takas hacmine nazaran davacının 1 yılda müvekkili bankadan düşük miktarda nakit ve çek ödemesi yaptığını, sigorta ve vergi ödemelerini de müvekkili banka aracılığıyla yapmadığını, sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle % 2 cezai şart kesintisi yapıldığını, erken kapama yönünden ise sözleşme uyarınca belirlenen oranın fahiş olmadığını sözleşme öncesi bilgilendirme formunda da bu masrafın alınacağının davacıya bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kredi sözleşmesinde şirketin nakit akışının davalı banka aracılığıyla yapılacağı taahhüdünü tam ve gereği gibi yerine getirmediği ve bu nedenle kendisine uygulanan cezai şartın yerinde olduğu, bunun haricinde kredi erken kapama komisyonu yönünden, banka yöneticisinin ticari vekili konumunda olup şubesi tarafından yapılan sözleşmelerde oran belirleme yetkisi bulunduğu, dosyada mevcut mail yazışmalarında da %...